Bankalarla Savaşmak PARA TEORİLERİ

Bankalar sevimli değil , onlarla savaşın.
Reklamlar da kendilerini övüyor ve özendiriyorlar. Bir “çıkış kapısı” olarak tanılmaktalar. Öyle değil.

Banka sistemi çok köklü de değil. Çeşitli para teorileri üzerinden RİBA , FAİZ ile işlem yapılıyor. Bunun anlamı bir şey aldığından daha fazlasını ve ödemen. Her geciktirdiğinde daha daha fazlasını vermek zorunda kalman. Faiz miktarında ki artış borcunun katlanması anlamına geliyor.
Bankalar varken adaletten söz edilemez!

Günümüz de ki anlamı ise orta tabakanın fakirleşmesi, fakirlerden alınıp zenginlere aktarılması demek. Doğal sonucu da ülke refahı ve ekonomisi.
İnsan aldığı paranın “özborcunun” kat ve kat üstünü ödese dahi banka doymuyor. Bu açığı kapatmanı bekliyor. Anlaşmaya bakın?
Tabi, bunun etkileri bireysel değil, ülke ekonomisine yansıyor. Döviz kurunda ki oynama ile faiz yüzdesi arasında bir denge mevcut.

Banka Tuzakları

Tefecilik denebilir. İcra memurları ve avukatlar aracılığıyla parayı her koşulda alıyorlar.
Kredilerle boğuşurken o reklamlar da ki gibi rahat olamıyorsunuz. Banka için çalışır hale geliyorsunuz. Buna mahkum olmanız onların umrunda değil.

Zenginler ise onlara kaynak sağlamış oluyor paralarının durması karşılığı olarak her ay hanelerine sizden alınan faizlerden ekleniyor.

Çünkü onların parası dönüşümde kullanılıyor size verilen çeşitli adlara sahip krediler buralardan geliyor.
Bu sayede kendi havuzlarına inanılmaz paralar akıtıyorlar. Tabi bir çok dolandırma yöntemine ev sahipliği yaparak bırakın yoksullukla mücadele etmeyi “yoksullaştırmaya memur olarak çalışıyor” daha fazla insanı zor duruma sokmanın yan etkileri de oldukça fazla. Ancak bankalar faizi daha da artırıyor. Bunun iyi bir şey olduğunu vurgulayarak(!). Televizyon ve diğer mecmualar ile birlikte ülke refahına ciddi boyutlarda zarar veriyor.
Her fırsatta komisyon, vergi tarzı bahaneler oluşturarak, hizmet bedeli adı altında pay alıyor. Her şeyden kestiği paralar onu bir para dağıtıcısı yapmıyor, aksine para avcısı yapıyor.

Kaç milyon kullanıcısı olabilir? Tabi işin kontrol boyutu da mevcut. Paraların artıp ,azalması ile ilgili şeyler.
Milli bir şuura sahip olabilirsek, bu tür tuzaklara düşmeyiz. Ancak tarihe bakıldığında Amerika’nın karşılıksız dolarlar bastığı, ülkeleri kandırarak altın stokladığı günler olmuştur.
Buna karşın avrupa devletleri, paraları iade edip altınları geri aldığında içi fazlaca boşalmıştı. Bu tür yapılanmalar beraberinde ŞİRKETOKRASİ’yi demokrasinin yerine geçiriyor.
Ülke ekonomisini uluslararası arenaya sokulduğunda bu oynamalardan ciddi anlamda hasar alabildiği için yerel para birimleri bunu dengede tutmaya yarayan ciddi bir unsur ancak Almanya’nın kendi para birimi mark yerine euro’ya geçmeleri de ciddi zararlar almalarını sağladı.

Ne yazık ki bankalar, devletleri ve mahkemeleri çok iyi kullanmaktalar. Fakat müşterilerin açmıl olduğu davalar ve bu tür olaylardan gerek marketler gerek telekom firmaları gibi bankalar da ciddi bir şekilde sıkılırlar. Mahkemelerle uğraşmak istemezler. Her ne kadar kendilerine dava açılmasından korksalarda her fırsatta insanların üstüne çıkmaya çalıştıkları da bir gerçek.

Çözüm Önerilerinde bulunmak. Bir sorunu belirtmekten daha iyidir. İnsanların sorun bulmakta üstüne yoktur. En iyi yapılabilen iş budur zaten. Bu yüzden çözüm önerileri sunabilmeliyiz.

BANKA (Dolandırıcılığı)

Anti ‘RobinHood’culuk oynayan tefecilik sisteminin her fırsatta para aklamasının önüne geçmek gerekli. Bu sadece bir ayağı bunun “kredi kart” unsuru gibi bir çok yolu hazırlanmış. Bu köklü olmayan sakat sistem yerine kredi kart bilgileri çalan insanlar suçlanır genel olarak. Gerçek hırsızın o olmamasına rağmen.
Tabi faizsiz ise vade ile aynı kapıya çıkarılıyor. Borç ödenip taksitlendirilecekse bu örnek bir ürünün miktarının faiz kadar fazlası oluyor.
Hemen hemen aynıya gelmekle birlikte Faizsiz banka tipi fikirleri olan insanlar pek kalmadı.
Zaman zaman konuşulsa bile darbe sonucu bir takım yerel bankalar batmıştı. Deyim yerindeyse kendi bankasını soyup, yurtdışına kaçan ve tüm bütçenin devlete yüklendiği zamanları geçmişte yaşadık. O sıralar, şekerbank,

Banka bir şirkettir. Sigorta şirketleri de bankaların bir küçük modelidir. Normal bir firma gibi ancak daha büyük bütçelere sahip olanlarından. Sadece vatandaşları değil, devletleri de iyi sömürürler.
Mahkemeleri gerek icrat takipleri gerek avukat tutma konusunda oldukça iyi kullanırlar. Yasal sularda bu etik olmayan dolandırıcılıkla savaşabilmek için gerekli çözümler. Hukuki zeminin oluşturulması.

  • Talebi azaltmak. Bireylerin bankalara başvurmasının önüne geçmek. 1.Aşama telkin. Banka dolandırıcılığı hakkında açıklayıcı yazılar, tanıtımlar gerekmektedir.
  • Bankalara da gerekli yaptırımların getirilmesi şarttır. Devlet yetkileri kullanılarak tabi ki. Kar etmediğimiz şeyler için, başka devletleri ve firmaları zengin etmek ülke menfaat ve çıkarlarına ters düşer.
  • Tabi bankalara olan borçların ödenebilmesi imkanı tanınması ve bunun faizsiz olması buradaki talebi kesecektir. Farklı bir para sistemi üzerinden bunu yapmak. Örneğin Osmanlı Karzı Hasen Vakıfları benzer yardım vakıfları. Necip Fazıl Kısakürek’in Büyük Doğu Külliyatı içerisinde bu çeşit uygulamalar da yer almaktadır. İncelenmesi gerekli.

Kredi Kartları
Kredi kartlarını dağıtanların işledikleri suçu göremiyor muyuz?
Bir kredi kartı borcunu ödeyemediğinde diğer bankadan kredi kartı çekip, hücuma uğrayan çok sayıda insan var. Bu başlı başına bir mağduriyet.

Ve bu durumda marketten tatlı ve atıştırmalıklar bir yana asıl ihtiyaçlar dahi alınamıyor. Cüzdanı boşaltan çok sayıda etmen mevcut ancak büyük dilimi bankalar alıyor. Bu durumda borç yapmasaydın şeklinde bir itiraz kabul edilemez.

Bankalar, tamamen borçlandırmaya dayalı bir sistemler bütünü. En korkunuc ise bu tehditin farkına varmıyor olmak. Birikmeyen para ve artmayan gelirin tek sahibi iştahlı para lobilerinden başkaları değil.

Bir insanın gündelik ihtiyaçlarına bile bu sebeple yetmemekte. Buna rağmen hiç bir YOKSULLUKLA MÜCADELE adı altına bürünmüş kimselerin “Hümanizm” masallarına inanamayız, vakit kaybedecek bile lüksümüz yok. Bu tip durumlara karşı karnımız tok olmalı.

Eğer Medya veya holding baronlarına yapılsaydı bu tür işlemler vergi vs. büyük bir düşmeye sebep olurdu. Ancak onlardan vergi dahi alınmayabiliyor.
İyi giyinimli hırsızları zenginlikleri koruduğunda bunun hiç bir ahlaki açıklması bulunmaz?

Dolar artışını sağlarken, yerel para birimlerini katlayarak neredeyse ücretsiz işçilik elde edebiliyorlar gerisini siz düşünün. 3 belki de 4 katı daha fazla ödeniyor.
Tarihine inersek: Zamanında 1 Osmanlı lirası 3.7 dolar ve 18.45 mark’a tekabül ediyordu. Şuan ise 1 Türk Lirası 26kuruş. Düşünebiliyor musunuz?
Ekmeğin 1 lira yerin 25kuruş olmasıyla da ilintili.

Not: Para teorilerini ekonomik modelde forex,, borsa, döviz yapılarıyla ayrıntılı inceleme planlarım var. İnşaAllah yakında.

Reklamlar
2 comments
  1. Muhammed said:

    Bankaları dolandırmak caiz midir?sizce.

    Beğen

    • Rena said:

      Kardeşim, İslam’ın sizcesi bizcesi mi var ? Sana göre veya bana göresi olmaz. Tabi ki caiz değildir. Dolandırıcılık meşrulaştırılabilir mi hiç ? Bireysel olarak en makul şey kullanmamak olur.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: