Türkiye Büyük Bir Dev!

Size azınlık siyasetinden bahsetmeme izin verin. Türkiyenin kritik sorunlarıyla ilgili. Almanya’nın terörist sevgisi şaşırtıcı mı?

Ozaman birbirleriyle savaşan avrupalı devletleri her seferinde başarısız kılan gücü ve haçlı seferlerini öğrenin. Ve bu devletlerin kuyruk acılarını görün. Satmaya çalıştıkları dostluğu görün. Akıl veren avrupanın ne kadar akla muhtaç olduğunu da görün.

Tarihimizi unutturma sebeplerini görün. Bu toprakları kaybedişimizin üstünden çok zaman geçmediğini geri alabileceğimizi hepsinden önce görün.
RUSYA diyince hemen kızıl devrimciler mi canlanıyor. Marx’ın içi boş, genç avlayan ideolojisine ve bu ideolojinin döküntülerini görün. Amerika çok mu güçlü, süper güç denilen Rusya’nın sovyetler dağılınca ortada kaldığını görün. Japonyanın atom bombası ardından 30 senelik toparlama sürecini izleyin. Amerika’nın filmlerde kendini süper güç yaptığını ırak kamplarında Iraklı paralı askerlerin gözetiminde olduklarını afrikalı terlikli askerlere yenildiklerini görün.
Ortada süper güç yok. Ekonomisi berbat bir hükümet ve şişirme güçleri var. Mazlumlara güçleri yettiği için böyleler. Bir güç ile karşılaştıklarında ne kadar korkak olduklarını görün.

Tüm bunlara tanık olun TARİH bilinci edinin.

Nitekim hiç biri birbirinden bağımsız değil.
Mide bulandırıcı, iğrenç ideolojilerden bahsediyorum. Bu yüzden Odtünün yıkılıp yerine üniversite yapılması önerim var.

Sitenin ekran görüntüsü. Okumak isteyebilirsiniz.

Bu söylemleri sadece ben de yapmıyorum. Oktay Sinanoğlu avrupa da 15 sene kalmış bir bilim insanı da söylüyor. Batı anlayışlı değil? Çeşitli imkanlar tanır. Kendisi için hizmet eden insanlara kim ihtiyaç duymaz? Ancak sivrilip aleyhine konuşmaya başlanırsa engeller koyar. Bye Bye Türkçe adında ki kitabı önerebilirim.

Üniversitelerin acınası eğitimi, dekan, prof, rektör, şarlo kılıklı zevatlar.
İşe yaramayan bölümün işe yaramayan dalları, bölümleri tarihi unutturmaya dayalı.

İçeride fazlaca hain var. Hatta hiç bir ülkede bu kadar haine sahip değil. Kimse bunlara ev sahipliği yapmaz ancak ülkemizdeki hainleri bol bol destekliyorlar. Kendi ülkelerinde böyle bir şeye tahammül edemezler.

Örnek olarak imam hatipler kapatılsın gibi bir dolu slogan ve girişim.

Komünist yuvasına dönmüş vaziyette olan ODTU de bu tür Robert Koleji kıvamında misyoner okullarına ihtiyaç yok. Acaba neden yer edinmiş SANATÇI ve AYDIN kisvesi adı altında ki kişiler Robert Kolej menşeeli? Bu azınlıkların ülkeyi yönetmesi sadece burasıyla sınırlı değil %15 alevi kesim iktidara kanla ve kıyımla gelebildi. Esed rejimini kastediyorum.

Bu nedenle, vahşi hükümetler dışında hayat bir Amerika vatandaşı için bile İslam’a geçmeye elverişlidir. At gözlükleri çıktığında mantığın ve adaletin tam anlamıyla işlediği bir bir sistem ve İslam dini.

Dış dünya dediğiniz şey avrupa ve amerika mı? Bunun esprisi bile rahatsız edici. Tarihlerine inip özetlemek istiyorum. 200 sene öncesine kadar. Çocuk ticareti, Afrika da köle ticaret, Siyahi ırkçılık çatışmaları içerisinde olan ve ondan önce yaklaşık bin sene öncesinde söz hakkı bile olmayan bir uygarlık. Şuan nasıl dünya çapında?
Şimdiye kadar yedi düvele meydan okuduğumuz, Yunanı denize döktüğümüz söylendi. Ancak hangi millet yendiği devletlerin yasalarını, alfabesini, kılık kıyafetini getirir???
Hiç bir şeyler çağrıştırmıyor mu? Kendi istekleriyle gittiler. Hangi devlet yendiği devletlerle masaya oturur? Hangi devleti, kendisinden olmayan insanlar temsil eder?
Hangi devlet, kendi lideri için koruma kanunu çıkartıp, eleştirmeye kapatır. Bu diktatörlük değil midir? Sevgi korumalı değil midir ? Bir diktatöre ait özellikler olması bir yana çanakkale dahil bir çok savaşı kazanmasına rağmen millet masa da kaybetti tüm bu toprakları.
Hangi millet bir başka devlet kabul etti diye yenilmiş sayılır? Buna inanlar için utanç verici bir saçmalık.

Bu ülke kendi uçak firmasına sahip olacaktıYerli üretim araçlarımız vardı. Hürkuş gibi insanlar bu “ajan, işbirlikçi,kripto etnisite ve hainler yüzünden geriledi.

***
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Gerçekten bir lider portresi. Ecevit döneminde Türkiyeyi tanımıyorlardı. 3.dünya ülkesi olarak görüyordu dünya. Irak başkanı gibi boynunu sevdirip öyle geliyordu yıllık lider toplantılarından. Batının emirlerine uyuluyordu bu “özgürlükçü” kesim ses seda duyamıyorduk. Olan güçleriyle başörtülü insanlara eziyet çektiriyor. İMF’ye ülke ipoteklenmiş, rahat nefes alıyorlardı. Halk borçlar içinde sürünüyor. İç çatışma diz boyu, hallolmayan terör örgütü sorunu. Irkçılık gibi bir ton ideoloji.

Ecevit Amerika da başını okşatırken ses çıkarmayanlar, Türkiyenin egemenliği için uğraş veren bir lider karşısında ki tutumları da oldukça kendilerini ele veriyor.
ŞUURLU bir nesil gerekiyor. Türkiye ‘nin avrupanın çelişkilerini yüzüne vurmasına dayanamıyor içeridekiler. Feto gitti ama içeride kökü cumhuriyette atılmış holding sahipleri var. Zamanında işyerlerine başörtülü çalıştırmıyor, sakal bırakanları yaftalıyorlardı.

RTE ‘yi eskisi kadar aşağılayamıyorlar. Önceden fazlasıyla hakaret edebiliyorlardı. 2010 ve takip eden 2013 gezi olaylarına kadar “Hülooğğğğ” gibi sloganları bayatlamış olsalarda kullanmaya çalışanlar var. 15 Temmuz da tekbir sesleri vardı. Başka bir şey değil. Ülkenin gerçek sahipleri orada anlaşıldı.

Hakkında Mısırlılardan, Filistinli kardeşlerimizden gelen Marşlar var. Ondan öncesinde Türkiye de aydın olmak demek batının menfaatleri için ajanlık yapmak demekti. Medyası, Gazetesi, Ordusundan bile 15 temmuz olayından sonra hayli fazla hain tahliye oldu. Gezizekalıları, Kemalokkoları ve yaptıkları söylemler vs.

Öncelikle R.T.E bu ülkenin büyük bir değeridir. Hangi ülkeye gidip başkanına hakaret edip, küfrederseniz cezasını çekersiniz.

Sayısız şey söylendi. Diktatör olduğu, eğer öyle olsaydı bunu yapabileceklermiş gibi. Hırsız, Katil.. Partisinin PKK ile bağlantılı olduğu. Zıt iddialar bile öne sürüldü. Büyük karalama kampanyaları düzenlenerek halkın gözünden düşürülmek istendi. Yapamadıklarında biraz baskıyla istifası istendi. Hatta Ensar vakfı olayı gibi ne buldularsa prim elde etme amaçlı, tecavüzcü, çocuk istismarcısı gibi şeyler söylendi. Aslında bunu söyleyenler ideolojilerinin kıçını kurtarmaktan başka bir düşünceye sahip değillerdi. DUYARLI değillerdi. Ne taciz ne de tecavüz umurlarında olmadı. İnsanların duygularını kullanarak propagandayı amaçladılar. İstifasını istiyorlardı çünkü bir çok şeyi denemişlerdi. Gezi olaylarına çıkan sanatçı kılıklı soytarılardan anlaşılıyor ki batıya manda olmak isteyen her fırsatta, zemin bulduğunda bu ülkeye ve değerlerine hakaret etmeye hevesli kimseler hala televizyon programları ve dizilerde.
Bu yüzden normalde hiç umursamadıkları olayları insanların vicdanlarını kullanarak kışkırtarak sağlamak istediler. Hükümeti nasıl salladık ama tivitleri vardı. Bir ağaç yüzündenmiş gibi… Robert Kolejinin devamı niteliğinde olan odtü de bu tür kişileri yetiştiriyor.
2010 yılı için gayet makul ifadeler olarak görünebilir. Nasıl olsa feto gibi bir çok yapılanma da zemin hazırlıyor, destekliyor.
Bu kendilerine özgürlükçü, hümanist, ağaç dostu görünen takımın asıl yüzü her kapıyı atatürk ile açıp hırsızlık yapmak ve suçu müslümanlara atmaktı.
Nasılsa bir kişi kötü bir olay yaptıysa müslüman olduğu için yapmıştır.
Bir kemalist yapmışsa kendi hatasıdır.
Böyle saçma bir yargı ile bir kamuoyu oluşturulmaya çalışıldı.

Rusya, Amerikayı Döver.

G20 ZİRVESİNE BAKALIM 2016 da Erdoğan ÇİN ve Rusya’nın tam ortasında… Dünya liderleri herşeyin farkında… Duruşları bile bir çok şeyi anlatıyor. Irak’ın kukla lideri İbadiye baktığınızda Obamayla konuşmaya çalıştığı ancak yüz bulamadığını görürsünüz. Sisi de bu şekilde.

Çin de Obama’yı protokol gereği Dış işleri bakanı karşılaması gerekirken, en alt düzey karşılama yapıldı, Kırmızı halı serilmedi, Dünya ABD’den NEFRET EDİYOR… Tabi Obama’ya sorulduğunda önemli değil denerek bir iki cümle mazeret ile geçiştirildi.

Brezilya Türkiye de ki 15 Temmuzdan benzeri bir darbe girişimi yaşadı ve bu sırada çekilen fotoğraflar basına yansıdır. Türkler başardı bizde başarabiliriz benzeri sloganlar atıldı. Sokağa dökülen halk ne yazıkki darbeye maruz kaldı. Başkanları görevden alındı.

  • Tüm türkiyenin elektiriklier sönmüştü darbe girişimi için ön hazırlık gibi bir şey. İnsanları yaşananlardan habersiz bırakmak. Kesintinin yaşandığı zaman maç vardı. Bir yöntem de önemli şeyleri daha iyi gizleyebilmek için MİLLİ MAÇ benzeri gündemi kısa süreliğine başka tarafa yönlendirip daha rahat hareket edebilmektir. Bu kesintinin arkasından da organize bir örgüt olan FETÖ çıktı. Neyse ki 30 yıllık yayılma süreçleri 2–3 günde tam olmasada temizlendi. Hala ellerinde ki kozları kullanmaya devam ediyorlar. Ancak kurtulabildiğimiz ilk darbe. Hayırlı gelişmelerin devamı gelir. Ülke terkar sindirilemez. inşaAllahu Rahman.

“Darbe karşıtı gösterilerde halkın elinde Türk bayrakları dikkat çekti. Türkler başardı biz de başarabiliriz diyorlar” Bayrağın üstünde ise “diren Brezilya” yazıyor.

Dünya liderleri Erdoğan’la başbaşa görüşebilmek için sıraya girdikleri zirve resimlerinde mevcut. Ona baktıkça Osmanlıyı görüyorlar.

Brezilya hakkında

  • Yine karşımıza çıkan “Türk gibi” sözü.. bunlar büyük şeyler ifade ediyor

TARİHİ UNUTMAK

VATAN, büyük bir çağrışım uyandırması gerekir. Bir yabancıya kendinizi tanıtacak şey kültürünüzdür.

Türkiye öyle bir devlet ki tarihleri yabancı devletlerce değiştirileni en azından zamanında tohumları ekilen ve mahsülleri olarak çeşitli düşüncelere sahip ferdler ortaya çıktı.

Buna göre şuursuz,

kendi tarihinden habersiz insanlar, her şeye inandırılabilir. Nitekim öyle de olmuştur. Hor ve hakir gösterilmeye çalışılmış bu yüzden Osmanlı da hiç bir şey üretilemezdi gibi şeyler iddia edilmiştir. Bu sayede batı kendi egemenliğini kurabilir yoksa Osmanlı tarihini bilen batıyı çok küçük görecektir.

“Kılıçdaroğlu’nun “Bir kilo şeker üretemeyen Osmanlı” sözüne ‘şeker’ gibi yanıt!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz gün Uşak’ta yaptığı konuşmada “Koca Osmanlı diyorlar. Bir kilo şeker üretemeyen Osmanlı ile övünüyorlar. “ dedi. Şekerin Cumhuriyet’in ilanından sonra 1926’da Uşak’ta üretildiğini söyledi. Ancak tarihçilere göre, CHP lideri yine yanıldı ve eksik bilgilerle konuştu..

Artık tarihi unutturmaya çalışıyorlar. Bu sözün kaynağı “Osmanlı cahildi, birşey üretmeyen bir devletti” demek anlamına gelir. Peşin sıra padiaşhlara hakaret olursa ortada tarih filan kalmaz. Türkiyeyi ata dedikleri biri ile birlikte en fazla 200 seneye hapsetmeye çalışmaktır bunun adı.
Bu sayede batıya yönelinir. Tarih şuuru olmaz. Bu yolun varış noktası malum Allah’u Azimüşşan korusun
Doğrusuna gelirsek; şuan günümüzde; tv, telefon, gibi teknolojik aletlerden hangisi varsa hepsi Osmanlıya borçlu. Osmanlı çıkarsa Türkler tarihte varolmamış oılur. Ortaçağ bizim için değil batı için karanlıktı.

Tarihte seferlerinden korkulan ,ahlaklarıyla anılan büyük Osmanlı padişahlarına dil uzatmaya çalışanlar mevcut.
Tarihi kasaptan öğrenilmez.

Haberler de ki gelişmelerden de bahsetmek gerekirse ‘Merkel, Erdoğan’ın yanında ‘sultanın huzuruna çıkmış suçlu vali’ gibiydi’

‘Merkel, Erdoğan’ın yanında ‘sultanın huzuruna çıkmış suçlu vali’ gibiydi’
  1. Meşrutiyet zamanında yönetimde pek Türk yoktu. Mebuslar ermeni , bzi temsil eden yahudi, Hristiyanlar devletin iç işlerine karışıyor. Batılı medeniyetine benzememezi gerektiğini söyleyenler, uygulamaya geçtikten sonra herşeyin daha da bozulmasına karşı meşrutiyeti kaldıran ABDÜLHAMİD HAN’ı devirmek istediler. Her şey ortadaydı. Ancak bu jöntürkçüler, ittihatçıların hoşuna giden bir durum. 2.Meşrutiyetle birlikte batı kuklası bir devlet isteniyordu. Bu nedenle sayısız şeyle boğuştu bu insanlar.

Müdahale etmeyin dedikleri her yere tanklarla girdi. Önceleri Suriyeye girmek bir hayaldi. Terörist yerine dolu dolu şehit haberleri gelmekteydi.

Süregelen sorunlar olmasına karşı ne uzun tarihe sahip, büyük çaplı şeyler ne de kronik ve tedavisiz sorunlar. Dincileri, din de yeri olmayan sansasyonel şeyler ile gündeme gelirler. Diğerleri farklı şeylerle. Sanat veya herhangi bir disiplin olabilir.

Avrupalıların adeletten habersiz, dürüstlüğü tanımayan bakanları, bir olay olduğunda çocuğun bile inanmayacağı geçiştirme cevaplarını… alttan alabilir miyiz? Aslında KISA TÜRKİYE TARİHİ başlıklı bir yazı olabilirdi ama parçalar halinde yazmak daha mantıklı gibi. Mavimarmara, Chapel Hill, Aylan Kurdi’nin Cansız Bedeni… Tüm bunları unuttuk mu? Kısa süreli yer teşkil edip gündemimizden neden düşüyor.

Toplumsal yaralar neden çözülemiyor? Merak ediyor musunuz?
Bunu yapmalarına imkan tanıyoruz aslında.
Kurt kocayınca çakal sürüsünün maskarası olurmuş. Kısmen böyle bir şey.

Can dündar gibi bir gazeteci kendileri içerisinde çıksaydı akıl almaz yöntemler uygularladı. Tutuklama, darp…bunlar hiç bir şey.
Ancak, Türkiye de olunca. Hemen fikir hürriyeti, ifade özgürlüğü şeklinde söylemlerde bulunuyorlar.

2010 yılında ve 2013 gezi olaylarında TAYYİP İSTİFA sloganlarıyla aydın geçinen soytarılar sokağa çıktılar.
Ağaç için çıktıklarını söyleyip hertarafı yağmaladılar. Tabi ki bu da batı tarafından tezgahlanan bir oyun olmadığını kim söyleyebilir. Buraya giriş yapan çok sayıda batılı gazete ve provakatör olduğu da bilinen bir şey.
Ancak gezi olaylarında terörizm sloganları atan “sen hala anlamadın mı?” diyip, Türk bayrağını yakıp, Dükkanları yağmalayabiliyordu.

Devletle, devlet savaşır. Yürüyen ekonomi…

Tarihsel olaylar dışa itilip tartışıldığı tv programları izliyoruz. Tartışmalar Suriye, Halep gündemini anlatırken sanki amaçsızca bir şeyler var. Muhalifler ile Esed rejiminin alıp veremediği ne var?
Bu soruları sormak aklımıza gelmiyor.

Araplar bugün Türkler tarafından arkalarından vurulduğuna inanan bir milletti.Aynı şekilde Türkiye de de arap düşmanlığı ve kışkırtmalar ile biz Suriyeyi vilayetimiz bilirken, Suriye de çocuklara öğretilen Osmanlı’nın işgalci barbarlar olduğu.
TARİHİ tersten öğrenen bir millet, bu ruhu taşıyabilir mi? Türkiye bir kültürü ifade eder. Bir yabancının ilk duymak istediği şey.

Batı, klube topluluğu bile değilken haşmetli imparatorluklar kuran millet.

Avrupa, Yunan, İspanya.. Semerkand, Buhara, Gırnata, Dicle, Nil, Fırat hepsi bizimdi unutmadık. Şimdi de bu ülkelerin elimizden alınmasını unutup 32 parçayı bölünen büyük bir devletin bir parçasını bir marifet sanamayız. ONLARIN HEPSİ BİZİM İNŞAALLAH GERİ ALACAĞIZ.

İÇ FİTNETLER!
Irkçılık /
Yugoslavya diye büyük bir ülke vardı. İç çatışma ve düşünceler ekilip 15 küçük parçaya ayrılıp, yutuldu.
Buna benzer olarak Türkiye de de buna benzer yöntemler denenmeye çalışılıyor.
Dialogculuk, Hadis inkarı ve Dialogcular, Hadis inkarcıları, Komünistller… gibi

Not: Güncellenmesi gerekiyor. Desteklerinizi esirgemeyin. Fazla eksik olduğunu biliyorum ancak geniş çaplı ekleme ve tek tek analizleri açmalıyım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: