Hadis inkarcıları (4) Resul’ün dinde hüküm koyma yetkisi vardır.

Hadisler dinde olmasaneden onca ayet Peygamber Efendimiz (Sallahu Aleyhi Ve Sellem)’e yönlendirir?
Hadisleri bir takım ayetlerin mealleri ve kendi görüşleriyle birlikte lügat ile tahrif edip iddia edebilmektedirler. Ancak birçok ayeti görmeyerek bunları yapabilmektedirler.

1) -(Ey Muhammed! Onlara) Deki: “Allah’ı seviyorsanız, bana tabi olunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…”(Al-i İmran / 31)

2)-(Ve yine) de ki: “Allah’a ve Rasule itaat edin; eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kafirleri sevmez.” (Al-i İmran / 32)

3) -“Allah’a ve Peygambere itaat edin ki rahmet olunasınız.” (Al-i İmran /132)

4 Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…” (Nisa / 59)

5)-“Her kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse,” (Nisa / 69)

6)-“Her kim o Peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa / 80)

7) -“Ey iman edenler! Allah’a ve Rasulüne itaat ediniz….” (Enfal / 20)

8) -“Allah’a ve Rasulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin…” (Enfal / 46)

10) -“Oysa aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Peygamberine davet olunan mü’minlerin sözü ise, “işittik ve itaat ettik” demeleridir…” (Nur / 51)

11) -“Kim, Allah’a ve Peygamberine itaat eder ve O’ndan korkar, sakınırsa, işte kurtuluşa erenler de bunlardır.” (Nur / 52)

12) -“(Ey müslümanlar!) Namazı dosdoğru kılın; zekatı verin ve Peygambere itaat edin ki rahmet olunasınız.” (Nur / 56)

13) -“İçinizden kim Allah’a ve Rasulüne itaat eder ve salih amel işlerse,…” (Ahzab / 31)

14) -“…kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzab / 71)

15) -“…Peygamber size neyi verirse, onu alın; neden sizi nehyederse, ondan da sakının…” (Haşr / 7)

16 ) -“Allah’a itaat edin; Rasüle de itaat edin.” (Teğabun / 12)

Peygambere Hüküm Koyma Yetkisi Tanıyan Âyetler:
Hz. Peygamber, sadece Kur’ân’da mevcut hükümlerle kayıtlı olmaksızın, genel olarak hüküm koyabilme yetkisine sahiptir. Nitekim, O, bazı konularda önce vahiy beklemiş, gelmeyince kendi içtihadına göre veya Kur’ân dışında aldığı bir vahiy ile hüküm vermiştir. O’nun bu hükümleri hiç şüphesiz vahyin kontrolü altında idi. Bu sebeble zaten büyük hatalar yapması düşünülmeyecek olan Hz. Peygamberin küçük bazı hataları bile vahiy tarafından düzeltiliyordu.

Bu bakımdan O’nun her türlü hükmü, bir nevi vahyin tasdikinden geçmiş hükümler oluyordu. Şimdi, Hz. Peygamberin genel olarak hüküm verme yetkisini ifâde eden bazı âyetleri kaydedelim:

“Hayır, Rabb’in hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan, tam anlamıyla Teslim olmadıkça inanmış olamazlar.” (Nisâ, 4/65).

“Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur” (Ahzâb, 33/36).

“Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûlü’ne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak: “İşittik ve itâat ettik” demeleridir. İşte saadete eren onlardır” (Nûr, 24/51).

“Herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -eğer gerçekten Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız- onu Allah’a ve Resûlü’ne götürün…” (Nisâ, 4/59).28

Hz. Peygamber’in Kur’ân’da olmayan hususlarda koymuş olduğu hükümlere örnek olarak, beş vakit namazın zamanı, rekatları, nasıl kılınacağı, vitir namazının vacip oluşu, namazlarda Kabe’den önce Beyt-i Makdis’e yönelme, orucu bozan ve bozmayan şeyler, kimlere zekâtın farz olduğu, şer’î boşanmanın şekli, diyetlerle ilgili birçok hükümler, içki içmenin cezası, hırsız, hangi miktarda hırsızlık yaparsa cezâlandırabileceği, hayızlı kadının namaz kılamaması, oruç tutamaması, büyükannenin mirâsı gibi h
ususlardır.
Bu konu ile ilgili olarak kaynaklarda şöyle bir habere rastlıyoruz:
İmrân b. el-Husayn’ın (Ö.52/672) bulunduğu bir mecliste, adamın biri: “Kur’ân’da olandan başkasından bahsetmeyin” deyince, İmrân: “Sen akılsız bir adamsın! Öğle namazının (farzının) dört rekat olduğunu, onda kırâatın açıktan olamayacağını, Allah’ın Kitabında gördün mü?” Sonra zekâtı ve benzeri hükümleri sıraladı ve şöyle ilâve etti: “Bütün bunları Allah’ın
Kitâbında açıklanmış olarak buluyor musun? Kitâbullah bunları müphem bırakmıştır. Sünnet de açıklamıştır.” 29
Hz. Peygamber’e genel olarak tatbikatta ortaya çıkan bazı konularda hüküm ve karar yetkisi verildiği gibi, Kur’ân’da olmayan hususlarda O’na. haram ve helâl koyma yetkisi de verilmiştir. Nitekim aşağıdaki âyetlerde bu husus ifâde edilmektedir.

Resule itaat Allah’a itaattir, bu yüzden Kur’an’a itaat, aynı zamanda Resule itaattir. Onun içindir ki; “Kim resule itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa Suresi, 4:80)
CEVABIMIZ:
Verilen ayet aslında bizim lehimizedir. Ayet’te; “Kim Allah’a itaat ederse resule itaat etmiş olur” diye yazmıyor.
“Kim resule itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur” deniyor. Arada dünyalar kadar fark var.
Bunun aynı şeyler olmadığını gösterelim…
Nur Suresi’nin 56. Ayetinde şöyle buyuruluyor:
56 – Namazı kılın, zekâtı verin “ve” Resul’e itaat edin. Umulur ki merhamet olunursunuz.
Burada önce namaz ve zekatın emir buyurulduğunu görüyoruz. Bu durum, Ayetin hitap ettiği kimselerin Kur’an’a itaat emri doğrultusunda bu iki ibadet ile mükellef tutulduğunu anlatıyor. Bu ibadetleri yerine getirenler “zaten” Kur’an’a itaat etmiş oluyorlar. Bu durumda Peygambere (sallallahu aleyhi vesellem) itaatin “ayrıca” vurgulanması ne anlama geliyor?

Dolayısıyla eğer Peygambere (sallallahu aleyhi vesellem) itaat, sadece Kur’an’da gördüğümüz emir ve yasaklara itaatten ibaret olsaydı, namaz ve zekat emirleri “yanında” Peygambere (sallallahu aleyhi vesellem) itaatin de “ayrıca” vurgulanmasında hiç bir mana olmazdı. Cenab-ı Hakk da manasız birşey yapmaz. “O” bütün noksanlıklardan münezzehtir.
Binaenaleyh, bu iddialar ilme vakıf olmayanların iddialarıdır ve zaten şimdi olduğu gibi her daim çürütülmeye mahkumdur.

“… Ancak o, ALLAH’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur…” (Ahzab Suresi, 40)

…Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder. [Hucurat 14]

…De ki: “Allah’a itaat edin; Peygambere itaat edin.” Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen sadece, apaçık tebliğdir.[Nur 54]

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’in birçok yerinde Rasûl’ü Muhammed’e itâat etmeyi ve sünnetine uymayı emretmiştir:

“De ki: Eğer Allah ‘ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve suç­larınızı örtsün. Çünkü Allah çok mağfiret edici, çok merhamet eyleyicidir” (Âli İmrân: 3/31-32).

“Ey îmân edenler, sizi, size hayât verecek şeylere da’vet ettiği zaman Allah’a ve Rasülü’ne icabet edin. Bilin ki şübhesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz hakikaten yalnız O’na dönüp toplanacaksınızdır ” (el-Enfâl: 8/24).

“De ki; Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin. Yine yüz çevirip dönerseniz O’nıın uhdesine düşen ancak O’na yükletilen(teblîğ vazîfesi)dir. Sizin üstünüze düşen (vazife) de size yükletilen (itâat)dir. Eğer O ‘na itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Rasûl’e âid olan (vazîfe) apaçık tebliğden başkası değildir” (en-Nur: 24/54).

“And olsun ki mü ‘minler daha evvel apaçık ve kat’î bir sapıklık içinde bulunuyorlarken Allah içlerinden ve kendilerinden (cinslerinden) onlara –ayetlerini okur, onları tertemiz yapar onlara kitâb ve hikmeti öğretir bir Rasûl göndermiş olduğu için bir lûtufta bulunmuştur” (Âli İmrân: 3/164).

“Ey imân edenler, Allah ‘a itaat edin, Rasûl’e ve sizden olan emir sahihleri­ne de itaat edin. Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allah ‘a ve Rasûl’e döndürün, eğer Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu hem hayırlı, hem netice i’tibâriyle daha güzeldir” (en-Nisâ: 4/59).

“Rabb’ın hakkı için, onlar aralarında çekişdikleri şeylerde seni hakem ya­pıp sonra da verdiğin hükümden nefisleri hiçbir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe îmân etmiş olmazlar.” (en-Nisâ: 4/65).

“Kim Allah ‘a ve Rasûl’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met­ler verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehîdlerle, iyi kimselerle beraberdir­ler. Onlar ne iyi arkadaştırlar ” (en-Nisâ: 4/69).

“Kim Rasûl’e itaat ederse muhakkak Allah ‘a itaat etmiş olur, kim de yüz çevirirse… zâten seni onların üzerine bekçi göndermedik ya” (en-Nisâ: 4/80).

“İnsanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın diye sana da Kur’ân’ı indirdik. Tâ ki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar” (en-Nahl: 16/44).

“Bu kitabı sana ancak hakkında ihtilâf ettikleri şeyleri açıkça anlatman için ve îmân edecek herhangi bir kavme bir hidâyet ve rahmet olarak gönderdik” (en-Nahl: 16/64)

“Artık, onun emrinden uzaklaşıp gidenler kendilerini (dünyâda) bir fitne çarpmasından yâhud (âhirette) onlara pek acıklı bir azab çatmasından çekinsinler” (en-Nûr: 24/63).

”And olsun muhakkak ki Allah’ın Rasûlü’nde sizin için Allah’ı ve âhiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok ananlar için pek güzel bir örnek vardır” (el-Ahzâb: 33/21).

“Allah ve Rasûlü bir işe hükmettiği zaman gerek mü’min olan erkek, gerek mü’min olan bir kadın için kendi işlerinde buna aykırı hareket etme muhayyerliği yoktur. Kim Allah’a ve Rasûlü’ne isyan ederse muhakkak ki o apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmıştır” (el-Ahzâb: 33/36).

“Allah elçisi size ne verdiyse onu alın, size ne yasak ettiyse ondan da sakının, Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın azabı çetindir” (el-Haşr: 59/7).

“O Peygamber, mü ‘minlere öz nefislerinden daha yakındır, zevceleri de mü’minlerinin analarıdır…” (el-Ahzâb: 33/6).

“Size (gelirler) gönlünüzü hoş etmek için Allah’a andederler. Eğer bunlar mü’minler iseler Allah’ı ve Rasûl’ünü râzî etmeleri daha doğrudur…” (et-Tevbe: 9/62).

Müslümanları müşrik ilan eden hadis inkarcılarına EL CEVAP.
Şirk meselesi
ŞİRKTE ÖLÇÜLER VARDIR.
SELEFİLİK ADI ALTINDA Kİ GÖRÜŞELRE EHLİSÜNNETİN CEVAPLARI kitabında
İFrat ve tefrit (aşırılık ve gevşeklik) ölçüsü ve tekfirin tehlikeleir hakkında bilgiler mevcutttur.

Allah müşrikler namaz kılmaz diyor,
Ama
Bizim selefler namaz kılana müşrik diyor !
NAMAZI KILIN MÜŞRİKLERDEN OLMAYIN RUM 31

MEKKELİ MÜŞRİKLER NAMAZ KILAR MIYDI? HAYIR YUKARIDA MÜŞRİK DİNİ VE İNANÇ ESASLARI AÇIKLANMIŞTIR

Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın. (Zümer Suresi, 65)

12:106 – Onların çoğu şirk koşmadan Allah’a iman etmezler (imanlarına az çok bir şirk karıştırırlar).

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: