Hadis İnkarcılarına reddiye Reformcuları Tanıyalım (Mealciler, Hadis İnkarcıları)

Reformcuları Tanıyalım (Mealciler, Hadis İnkarcıları)
İslam’a sadece dışarıdan saldırılar olmuyor. Çeşitli fırkalar ortaya çıkarak yozlaştırma gayretine giriyor.
Bunlardan biri de günümüzde “hadisleri inkar” etme fitnesidir. Bu da tıpkı diğer fırkalar, fikirler gibi deliller gösterebiliyor.

Birkaç hadis-i şerifin kurana uymadığını iddia edebiliyorlar. İnşaAllah detaylarıyla asıllarını burada bulabileceksiniz.
Kur’an’ı tek başına kabul edip hadis, sünnet, fıkıh’ı çöpe atıp. 1400 yıldır gelen İslam alimlerini, yaşayışlarını, sahabeleri ve hayatlarını dinden çıkarıp.

Kur’an dan kendi anladıklarıyla hükmetmeye çalışıyorlar. Bu inanışa sahip bir müslüman olamaz. Allah’ı Azimüşşan’ın Kur’an’ı Kerim de övmüş olduğu peygamber devre dışı edilip kendi anlayışlarını zerketmek istemekteler.
Bu anlayışlarında tabi ki İslami kuralların çok dışında adete kafir gibi yaşamaya eş değer. Hristiyanların yaptığı gibi 10 emir var “yalan söyleme – hırsızlık yapma” gerisi ise nasıl istersen öyle yaşa kıvamında bir sapıklıktır.


Dini değiştirme cüretidir. Hem dinde ki rükünler inkar edilip küfre sürükleniyor hem de din de olmayan hurafeler bu kimseler tarafından dine sokulmaya çalışılıyor.

Bu şekilde peygamber efendimiz Sallahu Aleyhi ve Sellem’e söz hakkı tanımayanlar kendi sözlerini kitaplarıyla, anlayış ve yorumlarını onun sözünün önüne getiriyor.
Bir müslümanın her şeyden değerli gördüğü Allah’ın Rasulu’nu kendileriyle kıyaslama cüretini gösteriyorlar.
Kendi sapıklıkları dışında ki her müslümana ise MÜŞRİK yakıştırması yapabiliyorlar. Kur’an’ın meallerini dolaylı yollarından gerek anlamları bozarak gerek çeşitli yorum ilaveleriyle kendi istediklerini söyletme gayreti içerisindeler.
Nitekim irdelemeyle asılsız iddiaların farkına varılabilecektir.
Bunları bir bir inceleyeceğiz ilkin bir kaç tanesini daha sonra ki güncellemelerde katkılarınızla birlikte kalitesini ve etkisini artırabiliriz.

Birlikte Reformcuların düşüncelerini, kaynaklarını ve dayanaklarını inceleyeceğiz. İnşaAllah sonuna kadar okuyacağınız çok istifadeli bir makale olur.
Beğendiyseniz paylaşmayı unutmayın.
Din adamı kılığında bir kaç kişinin sansasyonel iddiaları üzerine kurulu bir islam anlayışı etrafıda ki kimseler. Kısaca dini bir takım terimler eşliğinde insanları kandırma gayretinde çeşitli organizasyonlar mevcuttur.
Bu diyalog tehlikesine benzer bir girişimdir. Nitekim diyalogculukta hristiyanlarında cennete girebileceği gibi saçma iddialar üretmekteydiler. Semavi dinleri birleştirmek gibi bir çok sapıklık mevcut.
Bu kadar tanıtımda; Kur’an-I Kerime inandıklarını söyleyen ve Kur’an dan delil getiren bu kimselerin ne kadar kuran dışı olduklarını birlikte inceleyelim.
İşlerine gelmeyen ayet-i kerimeleri nasıl gözardı ettiklerini görelim.
Reformcu yargılarına göre 1400 yıldır din yanlış anlaşılmış. Bu tür mevzuları ilk bulanların kendileri olduğunu söyleyen hocaları var.

Çünkü bu iddialarını destekleyecek ayetler getirebiliyorlar(!)Tabi ki bu bir çok ayeti görmemekle mümkün olabilir.
Çünkü Kur’an’I azimüşşan’da aynı konu bir çok yer de geçmektedir.
Bir konu başlığı altında değil. Bu yüzden kastedilen cümlenin nasıl alınacağı , lügat’I gibi meseleler prim elde etmelerine olanak verir.

Arapça bilgisine bile gerek duymadan bu iddialarını mealler üzerinden gerçekleştirebiliyorlar. Diledikleri ayetlerin kısmi mealleri ile kendi yorumları dahilinde istedikleri kapıya çıkarabilmekteler.

Her ne kadar kendilerine kuran müslümanı demeyi sevselerde kuran’a kendi istediklerini söyletmeye çalışmaktadırlar.
Bu tahminsel, geleneğe karşı yorumlar ve kuran meali üzerinde ki yorumları ile olur.
Zira hiç bir şekilde kuran dışında bir kaynak Kabul etmediklerini söylüyorlar ama bize karşı delilleri hadisler üzerinden getiriyorlar.

da 1400 yıl sonraları çıkıp dini yeni bir şekil verip (MODERNLİK) adı altında ismini değiştirmeden İSLAM – MÜSLÜMAN gibi kavramları kullanmak. Ve İslam’ın adeta içinin boşaltılması anlamlarını taşır.
Kur’an dan kendilerine karşı delil getirildiğinde çeşitli bahaneler ileri sürerler. (lügat, meal değiştirme, onu kastetmiyordu, ayete karşı ayet getirme…) gibi geçiştirmeler aslında ne kadar kurandan uzak olduklarını kanıtlamaktadırlar.

Bu yüzden görüşleri ilmi nitelik taşımamakta teolojik ve din felsefesi temelli yorumlar ile müslümanları farklı bir din algısına çekmeye çalışmaktadırlar. Tabi bu yüzden de bolca zanni varsayımlar ve vehimler türetmektedirler.
Kuran’ı kendi anlayışları dahilinde adeta 21.yy bir kitap inmiş ve geri de hiçbir şey kalmamışta onunla yaşamak istemişler gibi son derece temelsiz.
Bu dinden bir şey eksiltmektir.
Dinin yarısını inkar etmek ve yarısına inanmaktır. Kur’an’ı kerimde onlar dinin yarısına mı inanıyorlar şeklinde bir ayet-i kerime mevcuttur.

İnşaAllah bu tür görüşleri birlikte ele alacağız.

Bir peygamber gelmiş 1400 sene sonra dini ortaya çıkmış ilk kez kendi hocaları bunları keşfetmişler şimdiye kadar bunlara inanan herkes müşrikmiş.
Görebiliyor musunuz? Hocaları Abdülaziz bayınır, M.İslamoğlu gibi kimseler adeta peygamber oluyor. Müçtehidleri geçiyor.
Din koyucuları konuma gelebiliyorlar.

Mezhep ve hadis alimleri gibi Kur’an’i ilimlerde müçtehid kimseleri ise hayatlarını dahi bilmemelerine rağmen alaya alarak itibarlarını düşürmeye çalışmaktadırlar. İmam Azam, Buhari gibi zatlara ve ulemaya dil uzatarak prim elde etmeye çalışmaktadırlar.

Zümer suresinde Allah’u Teala müşriklerin namaz kılmadığını bildiriyor ama itham edilen kişilere baktığımızda sıralı ibadet eden kimseler.
Dolaylı yoldan kendi görüşlerini kur’an’a söyletmeleri söz konusu. Ve bir ayet-i kerimeyi doğrudan kastedilmeyen bir mesele üzerinden kendi istedikleri şekilde anlamaları da büyük bir tehlike.
Çünkü Kur’an’ı kerim bu şekilde herkesin oyuncağı olamaz. Gelen mesaj birdir. Ve insanların kendi akıl, bilgi, idrak seviyeleri ölçüsüne bırakılmamıştır.
Kur’an bir mealden ya da tek bir ayetten ibaret de değildir.
Bütününe bakılır.
Hitabına ve muhataplarına bakılır.
Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyhi ve sellem)in uygulayışına bakılır. .
Eğer bunlar olmasaydı Kur’an bir vahiy değil, İnsanların vicdanına kalmış, ihtilaflı, keyfi esenin yapacağı, rica edilmiş bir (aforizma) özdeyişler, işaretler kitabı olacaktı.
Nitekim yapılmak istenende hristiyanların 10 emir hükümleri gibi hiçbir şeye karışmayan. Kafirce yaşanılmasına izin verecek bir kitap olması.
Yapmak istedikerli kafirler gibi yaşayıp kendilerine Müslüman demeleri bir başka anlamıyla dinsizliğin önü açılması.

Oryantalist ve müsteşrikler bu konu içinde çalışıyorlardı zaten. Zamanında bir Yahudi olan İgnaz goldziher’in de içinde bulunduğu İslam ansiklopedisi şuan diyanet işlerinde en muteber olarak görüyor ve bu gibi yanlış görüşleri yaymaktadır.

Şimdi ateistler ile bir benzerliklerine gelelim.
Hadisleri inkar etmelerinde ki kendi belirttikleri sebeplere gelelim. Hiçbir şey durduk yere kabul ve red edilmez.
Hadisler üzerinden ateistlerin tahrifatları belirli bir konu.
Aynı statü de ayeti kerimelere de ediliyor.
Ancak onlar ateistlerin hadis-i şeriflere olan iddialarını kabul ediyorlar ancak ayet-i kerimeler için yine felsefe boyutunda mazeret üretmeye çalışıyorlar.
Bir takım hadisler de “birbirleri ile çelişkili gördükleri ve yahut modern çağın kabul etmeyeceğini zannettikleri (Modernlik batı medeniyeti potası altında erimek zannetmektedirler.) şeyler var.

Hadis-i şerifleri yine bu ateistlerin görüşleri üstünden savunmaktadırlar.
Buharı tarafından yazıldığı iddiası büyük ve son derece astarsız bir iddia olmasına karşın. Ülkemizde taraf bulması da din ilminin zayi edilmesinden kaynaklanmaktadır.
Kısaca insanların temel de olsa ilmihal bilgisinden mahrum olması bunlara açık kapı bıraktığı söylenebilir.

Zira ateistlerin iddilarýnca hadisler inciller gibi Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyi ve sellem) den sonra yazılmaya başlamıştı söylemi bunuda hadis ve mezhep alimlerinin doğumlarına bakıp iddia edebilmeleri konudan ne kadar uzak olduklarını göstermektedir.
Çünkü inciller Hz.İsa’ dan 20 veya 200 senelik bir zaman diliminde yazıldığı söyleniyor. Bu rakam ihtilaflı olmakla birlikte.
Hadis tarihini bilmemekten kaynaklı bu gibi söylemleri senelerce ısıtıp ısıtıp sormaları da cevaplarıyla ilgilenmediklerini gösterir.
Çünkü kendlerine cevapları verilmesine rağmen her iki kısımda diretmektedir.

Bu islam’ı hafife almak demektir. Hadis tarihini bir ayetin altını çizmek kadar basite indirgeyip
Neden Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyhi ve sellem) böyle buyurmuş ve sahabe neden böyle bir soru sormuşlar gibi tefsirleri ele alınmasını hoş karşılamamaktadırlar.

İlk tedvini kim başlattı?
Kur’an katipleri gibi hadis katipleri de vardı. Zira Ebu Hureyre Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyhi ve sellem)’in en sevdiği kimselerden biridir ve en çok hadis nakleden sahabidir.
Misal Hz.Ebubekir radiyallahu Anh’tan nakledilen hadisler mevcuttur.
Buna peygamber efendimiz (Sallahu aleyhi ve sellem)’in hadisleri yasaklattığının iddia edilmesini örnek göstererebiliriz.
Bu gibi basit konular üzerinden bile HADİSLERİ, PEYGAMBER EFENDİMİZİN (Sallahu aleyhi ve sellem) yasaklattığını öne sürmeleri durumun vahameti açısından önemlidir.
Sadece ehillerinin ve güvenilir kişilierin yapılmasına izin verilmesinin bilinmesiyle bu gibi bir soru ve kendi içerisinde doğurduğu çelişkiyi ortadan kaldırır. Ve bunu bile görememektedirler.
Hem hadislerin yazılmasını Peygamber Efendimiz(Sallahu aleyhi ve sellem) emredecek ve yazılacak.
Hem de aynı hadisler de yasaklandığı söylenecek. Bunu ileri süren kitlenin ne kadar da şaşkın olduğuna tanık olabilirsiniz.
Bu sebeple yalancıların ve hadis diye batıl sözler karıştırılmaya başlanmasına yakılma emir verilmiştir.
Ancak reformcular bu gibi inceliklere bakmaksızın hadislerin yakılması meselesini sormaktadırlar.
Din bilgisi olmayan müslümanlar da bu oryantalist akımın kurbanı olabilmektedir.

Bir diğer sorunsal Kur’an’ı kerimin ilminin önemsenmemesi.
Herkes kur’an okuyabilir ancak fetva sallayamaz.
Bu çok tehlikeli bir durumdur.
Çağımızda tıp okumayan doktor, hukuk okumayan avukat olamaz. Ama din oyuncakmış gibi Kur’an hafife alınarak herkes müçtehid olabilirmiş gibi bir izlenim verilmeye çalışılmakta.
Parkta uzanarak okunabilecek bir kitap değildir. Bir yaşam biçimidir. Ve görüyoruz ki reformculuk naraları atan kişilerin yaşayışların da ki problemleri.
İçki var, Örtünmek yok, Namaz ve Elin çarprazlama kesilmesi gibi şeylerin anlamını başka yerlere çekip adeta Haşa ve kella Allah’u Teala’ya dinini öğretmeye kalkıyorlar.

Bu sebeple, Kur’an diye çağırdıkları da kendi anlatıkları meselelerde ki görüşlerdir. Kur’an’I meallere bakarak çarpıtmaktan başka bir anlama gelmeyen bu eylemler bütününün detaylarını vermeye çalışacağız.

Dini peygamber anlatmıyorsa. Bütün ilmi birikim çöpe atılıyorsa tabi ki peygamber yerine koydukları hocaları ve vahyin önüne geçirdikleri akılları onlara eşlik edecek ve olay felsefe ile kafalarına uydurmakla mantık sınırında çözümlemeye çalışacaklardır.
Ve ortaya zanni yorumlardan öteye bir şey geçmeyecektir.

Ancak eledikleri veya toptan kaldırdıkları hadisler ile zıt olarak Kur’an hadis-i şerif’I teşvik etmesine de kılıf uydurmaya girişiyorlar.
Peygamber Efendimiz (Sallahu Aleyhi ve sellem) haşa postacı konumunda herkes gibi bir insanmış gibi göstermeye çalışmaları bu dini değiştirmek demektir.

•Namaz kılmak onlara göre bizim anladığımı şekliyle yok! Çünkü namaz onlar için fazladan iş demek. Ve gereksiz gördükleri için de emirleri savsaklama hatta eleme devre dışı bırakmak konsunda küstahca davranabiliyorlar.
•Kur’an da elin ve çarprazlama kesilmesi mevzusunda ise yine güçlerini kesmek olarak yorumladıklarını lügatçılık ile birçok yönden hata yaparak akılları bulandırmaktadırlar.
Bazı ayetlerde uydukları lügat kuralları bir başka ayet için geçerli olmuyor.
Ölçüsüz yaptıkları teviller veya ilim gözetmeksizin ortaya attıkları teoriler ise işin detaylarına inildiğinde çürümeye muhtaçtır.
Bambaşka bir kur’an çıkıyor ortaya. Nasıl çıkmasın ki? Kur’an’ı peygamber efendimiz sallahu aleyhi ve sellem anlattı.

 

Onun sözlerini ve uygulayışını ve Kur’an’i ilimleri silersek geriye sınır koymayan kendimize uydurduđumuz bir din kalır.

İnsanları KURAN SİZE YETMİYOR MU? şeklinde duygu sömürüsü ile imanlarını sekteye uğratmaya çalışmaktalar.
DİNDE TEK KAYNAK KUR’AN İDDİASI?
Din hayat biçimi ise tek kaynak kur’an ise Kur’an da hadislerin yasaklanması gerekir değil mi?
Arapça da “hadis” “söz” anlamına gelir. Bu söz kafirler için bile kullanılmış olsa da ayetin bahsinde onlar bunu HADİS-İ ŞERİF’LER için kullanırlar.
Bununda doğurduğu yanlışlar bu tek taraflı bilgi ortamında bulunması güçtür.
ve oryantalistlerin iddilarıda inkar furyasının içerisine bolca katılmıştır. Bu isimleri de İnşaAllah inceleyeceğiz.
Zira kendileri din kitapları yazarak dine ek kitaplar getirdiklerini görürsünüz fakat tek kitap kuran demeyi bilirler. Allah’u Teala Kur’anı kendisi açıklar şeklide bilindiği gibi teoloji düzleminde ki yorumlarla devam eder bu tür konuşmaları.
Çünkü ortada reddetikleri şeylerin mahiyetini kavramama problemleri vardır. Madem hadisler gerekli deđil aynı şekilde elçiye ne lüzum vardı?
Zira eğer bu mantıkla gidilirse Allah kendi tefsirini kendi yazıyor ve meleklere ve insanlara yaptırıyorsa, şuan siz insanlara neyi dayatmaya çalışıyorsunuz?
Kur’an’ı Azimüşşan’ı toptan verebilirdi. Elçilerine alın bu Kur’an’ı dağıtın diyebilirdi. Ya da s Kuranı Mekke de bir evin damına koyardı ve herkes alır okurdu. Böyle bir mantık olabilir mi?
Halbuki kuranla uzaktan yakından alakadar değiller.
Kuran 23 sene de indi. Ve inerken bir sürü olaylar yaşandı bunların ciltlerce tafsilatı vardır. Bozulduğuna inanacaksın. ma Kur’an’ı bu zamana kadar getiren kişilerin bozmayacağını kabul edeceksin.Buna kur’an’ın değiştirilmeyeceği şeklinde desteklenebilir.Topkapı müzesinde ki el yazma kur’an örnek gösterilebilir
Abbasi dönemine ait olduğuda söyleniyor fakat bu çağlar karanlık değildi. Aksine apaydınlık bir dönemdi ki kimsenin hayatının Hz.Muhammed Mustafa (Sallahu alehi ve sellem) kadar anlaşılır olmadığını dile getiren VOLTAİRE gibi kimseler vardır.
Sahabilerin dahi hayatları ortadadır.
Yani hiçbir dönemde bu kadar HAFIZ bulunmamıştır. Tabi ki Kur’an’ın ve hadislerin bozulmasını düşünmek saçmadır.
VAHİY KATİPLERİ gibi Kur’an’ı ezbere bilen kimseler varken de kimse kalkışamaz. Bunun kasıtlıca yapılacağını iddia edenler de Kur’an’ın ve hadislerin bozulması eylemlerine delil getirmeleri istenir.
Mütezile gibi akımların Ehlisünneti reddetmelerinden farklı şeyler getiremeceklerdir. Bu kimselerin alim olarak gösterilmesi de bir takım iddialar üretmeleri de İslam’ı bağlamayacaktır.
Zira bu kimseler de ehlisünnet olarak tanındığı için insanlar ehlisünnet alimlerden hadislerin bozulduğuna delil şeklinde gelinebilir.
Dikkatli olunmazsa bu sinsi sokuşturmalar ve yanıltıcı iddialar astarı olmasa dahi zehirlemek üzerine kurulmuş tuzaklardan ibarettir.

Birçok kur’an nüshasının birbirine benzemesi de bozulmadığını destekliyor.
Bir alt verisiyonu hadisleri kurana arz ederizdir. Uygunsa kabul ederiz.
Bunun diğer adı çöplükten hadis seçmektir haşa ve kella.
Hadisler Cerh & Tadil yöntemleri kullanılır. Bu gibi işlemler Tedvin, Tertib, Tasnif… Çoktan bitmiştir.
Kimse hadisleri zayıf, uydurma şeklinde tanımlayamaz. Kimsenin haddine de değildir. Buhari’nin kabul ettiği bir hadis-i şerif kim ne hakla zayıf bulabilir?
Zira SENET ZİNCİRİ adında çok sağlam bir aşamadan geçtikten sonra bile… Ravileri yani nakledenler çok sağlam kimseler olmak zorundaydılar.
Yahudi ve hristiyanlar da bu gibi durumlar söz konusu bile değildir. Herkesin kendisinden emin oldukları kimseler ravi olarak alınabilir.
İnşaAllah üzerinde duracağız ancak kısa kısa da olsa genişten almak istiyoruz.

HOCA KILIĞINDA Kİ BİDATÇILAR.
ınsanları Kur’an üzerinden mealler hazırlayarak kafirlerin sistemini kur’an’a söyletmekte ve onların yasalarını kuran’ı anlama metodu olarak dikte etmektedirler.
Halbuki metot ve ölçü bunların yaptıklarından farklı şeylerdir.
LAİK’LİK ŞER’İ olarak Müşriklik anlamına gelir. Dinde Allah’ı ortak koşan bir beşeri hukuk sistemi kabul edilemez.
Bu bakımdan Laik yani dini devletten ayıran seküler hukuk ise Kur’an da ki adalet kavramı yerien eşitlik ilkesini çıkartır.
Tabi avukatların kalbi var mıdır? Yalan yere rüşvet, faiz gibi çeşitli sorunlara yol açar ki bu durumda insanlar Kur’an da ki bazı ayetleri çağdışı görebileceklerdir. Elin çaprazlama kesilmesi gibi.

Dinde ki rükünleri inkar etmek bu kadar kolay mıydı? Bunu da HOCA’lar üreterek sağlıyorlar.
Bir zemin hazırlanması gerekiyor.
Tarihi olmayan bir kur’an düşünülemez. Ayette Dinin yarısına mı inanıyorsunuz denir.

Bu görüşler yeni mi? Aslında bir takım şahıslar bu görüşlerle çok değil 150 yıl kadar önce kitaplar neşrettiler. Bugünü şarlatanlar da bunlardan faydalanmaktadır.
Reşit Rıza, MasonAbduh, Afgani, Muhammed Esed, Ali şeriati, Seyyid Kutup, Mevdudi (Ebu A’lâ)gibi kimseler. Ancak bu kimseleri bile dine hizmet edici kimseler olarak tanıtırlar.
ANCAK HADİS İNKARI BEŞ SENELİK BİR YAYGINLAŞMA SÜRECİ OLDUĞU SÖYLENEBİLİR.
Nitekim yeni sayılabilecek
Bayındır, İslamoğlu ve .. gibi kimselerde sansasyonel görüşleri ile tanıyabilirsiniz.
TC okullarında şirk adult düşüncelerle yetişmiş,ilahiyat fakültelerinde solcu ve misyoner hocaların zokasını yemiş doğru dürüst arapça bile bilmeyen kuranı anlama noktasında on küsür ilimlerden mahrum ,helal haram demeden şan şöhret peşinde islami ortamlardan uzak koşullarda din anlatan bu insanlara din noktasında müracaat etmek dinden zerre kadar anlamamakla olur. Alıntı

Hadis inkarcılarının akıl vasıtasını kullanma şekli.
AKIL
Dinde önemli bir yeri olan bu yeti, önemli meziyetlere sahip olmamızı sađlar. Ancak bu reformcu kesimin aklı kullanmaktan kastı Kur’an için ALıM’lik mertebesini çöpe atmayı gerektirir. Ulemaya ise ruhban sınıfı gibi yaftalarla halk nazarında alçaltılmaya çalışılır. Kendin hoca kesil! Gerçekten Tefsir, Hadis gibi koca koca ilimleri ortadan kaldırmak nasıl aklı kullanmak olabilir?
Parkta ki çocukların senden ne farkı var?
Acaba bunlar aklın mahiyetini mi bilmiyorlar?
Nakil dini
ıslamın sembolü olsa olsa beyin olur diyenlere ithafen aklı kutsuyorsunuz! Akıl çok kolay yanılabilir ve düşünme eylemi de problemlidir. Sadece olađan bilgiyi yorumlar. Yani akıl yanlışlama payı %100dür. Nakiller ile peygamber efendimizden gelen hadislere göre yaşantımızı bir düzene oturtabiliriz. Bu yönüyle akıl kıstassız usul, metot ve ölçüsüz A noktasından B noktasına bile götürmez.
Yani biri seni birşeyin doğruluğu hakkında yanıltabilir.
Hadisleri kurana zıtsa almayız çok yanlış bir söylem. Buna kim karar verecek? Buhari nakletmişse eğer senin ne haddine ondan daha mı çok biliyorsunda onun görüşünün üstüne görüş söyleyebiliyorsun.
Din eđer alimlerde hata yaparsa ümmetin hali ne olur? Amelde hataları olabilir. Ancak itikatta olamaz.

-Kur’an’ı Azimüşşan Hz.Muhammed örnektir der fakat hayatını bilmiyorsak neyi örnek alacağız?

“ (Ey Muhammed) İnsanlara açıkla diye Kur’an’ı sana indirdik.” (Nahl 44)
ınsanlara açıklanması isteniyor. Bu sayede müslümanlar görerek yaşayarak ve gerektiđinde peygamber efendimiz (Sallahu aleyhi ve sellem)’e sorarak öğreniyorlardı.

Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının! [Haşr 7]
Yasakları sadece o döneme ait olduğu ne hakla söylenebilir. Bu gibi ayetleri eleyerek elçi vahiyden başkası söylemez deniyor.
Halbuki Elçi ne söylerse söylesin kendi hevasından olmayacak manasını taşıyan tahrfi ettikleri ayet-i kerime Elçi hiçbirşey söylememiş gibi bir izlenim ortaya çıkmasına neden oluyor.

Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.” (Nisa 13,14)
Burada da çok açık. Resul’ün hüküm koyma hakkı olduğu bellidir. Bunu inkar ederek. Hükümleri kendileri koymaya cürret ediyorlar. Aşağı da ki ayette bu gibi kimselerin KAFİR olduğunu söylüyor.
Ancak onlar biz ayetleri hadislere bağlamında yorumlamıyoruz görüşleri de ne kadar sığ olduğu bu ayeterlerden HADİS-İ ŞERİFLERE yönlendirildiği görülebilir. Eğer Kur’an müslümanı olduklarında samimi iseler bu ayetleri dil oyunlarıyla, laf cambazlığıyla geçiştirmemeleri gerekir.

Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.” [Nisa 150,151 ]
Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.” (Nisa 64)
Rasule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur. Nisa 65

KURANDA PEYGAMBER EFENDİMİZ (SALLAHU ALEYHİ VE SELLEM )İÇİN ???
(Resule veya ülül-emre sorsalardı, onlar bilirdi.) [Nisa 83]
(Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!) [Nisa 59]
(Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun!) [Nahl 43]
(Ülül-emir, fıkıh âlimleridir.) [Darimi]
Hele felsefeciler ve de fıkhi bilginin yanından bile geçemeyecek insanlar gelmiş hayatını bile bilmedikleri büyük alimleri eleştiriyor! Televizyon programlarına çıkıyorlar. (bkz: CANER TASLAMAN)

 

 

Tabi o alimleri bırakalım senin bir ayeti diğer ayetleri gözetmeyerek yaptığın çarpıtma yorumlara kulak asalım öyle mi?

Mezheplerin gerekliliği
Bu reformcuların sık sık sorduğu bir soruyu dile getirerek başlayalım.Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyhi ve Sellem)’in mezhebi ne idi?
Dini bölmek parça parça ayırmaktan maksat mezhepler mi ? Öncelikle mezhepler dinin helal dediğine haram dememiştir. Ve Mezhepler uygulamada idi ama bir müçtehide gerek yoktu. Daha sonra ümmeti muhammedin ihtilaflarına karşı Mezhepler kuruldu.
Zaten tek din İslam’dır. EHLİSÜNNET VEL CEMAATTİR. Yani Peygamber efendimiz (Sallahu alehi ve sellem)’in yoluna uyanlar manasına gelir. Ve dört mezhepte birbiri ile çatışma içerisinde asla değildirler.
Ateistler bunu böyle sanarlar.

Ancak Ehlisünnet dışı fırkalar da türediği için onlar da kendilerini ıslam adı altında sunduğu için karışıklık olmaması açısından böyle bir tanıtma gerekli idi. Veda hutbesinde de zat bu fırkadan bahseder.
Yani bölünme ehlisünnet dışında ki itikat mevzularında farklı görüşler ortaya atmaktır.

Mezheplerde hristiyanlıkta ki gibi bir ayrım söz konusu değil çünkü aynı doğruya giden metotlar. mezhep ve tarikatlar.
Misal Ortodoks biri Protestan bir hristiyanı şeytana uymakla suçlayabilir. Martin Luther ise ordotoxlara deccal dahi der. Bu mezhepler arasında teslis farklılıkları vardır. Yani düşündükleri ısa’nın Tanrıyla olan bağlantısı farklıdır. ılahta olabilir, tanrının oğluda. Ve mecazi şekilde olduklarını da söyleyebilirler.
Şöyle düşünebilirsiniz. Kurallar coğrafyalara göre değişiklik gösterebilir. Ve koşulların istisnası olabilir.
Kemal ibni humam hanefi ve şafi mezhebini birleştirecek güçte ve niyet etmesine rağmen Peygamber Efendimizi (Sallahu Aleyhi Ve Sellem)’i rüyasında gördü ve kendisinin yapmaması istendi. ıkisinden de ruhsatlar var. Kabri Mısırdadır.
Kısacası bu din materyalist bir anlayışa sahip değil. Herşey zahiri değil. Öldükten sonra hayat yok, ruhlar, cinler yok gibi ithamlar son derece sığdır. Ve Kur’an ile de uyuşmaz.
Bu sebeple Allah’ın veli kulları, Evliyaullah’ın keşifleri de hadislere dahildir ancak Hadis-i şerif değildir. Bu sebeple hadislerin sayısı çok fazladır. ıçerisine sahabelerin hayatları ile birlikte, evliyaullahta girer.
Bu kimseler de zaten Ayet hadis ve sünnet üzere bilinirler. Allah’ı hatırlatan kimselerdir. Ve Ayet-i kerime ve Hadis-i şerifler de önemi ve yerleri çokça belirtilmektedir.
Başka bir konuda özel olarak değinmiştik.

Kuran da Hadisler
İBNİ ABBAS AYET TEFSİR;
İbni Abbas da, (Ülül-emir, fıkıh ve din âlimleridir) buyurdu. (İtkan, Müslim şerhi, Tefsir-i kebir)
Hepsi aynı görüşte olsaydı tek mezhep olurdu fakat bu kolaylıktır.
Kuran da içki, zina,faiz haram mezhep alimlerinden biri ben helal kıldım mı demiş? HAŞA
Bunlar dinin temel konularında değil. Farklı konular da farklılığa düşmüşler. Yani bir evlilik meselesi hakkında veyahut miras, borç gibi konular hakkında çeşit çeşit konular ortaya çıkabilir.
Bu gibi durumlarda adaleti sağlamak için ıctihad seviyesine yükselen alim, ictihad yapar. ıctihadında yanılsa bile sevap alır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Müctehid, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır.) [Buhari]

Dört mezhepte birbirinden farklı hükümler vardır. Fakat hiçbiri, diğerini sapıklıkla, hata etmekle itham etmemiştir. Hatası bile sevap olan âlimlerin böyle farklı ictihadları Allahü teâlânın bir rahmetidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âlimlerin farklı ictihadları rahmettir.) [Beyheki]
Farklı ictihadından dolayı bir âlim, öteki âlimin ictihadının yanlış olduğunu söylemez, söyleyemez. Çünkü Mecellede (İctihad ictihadla nakzedilemez) buyuruluyor. (Madde 16)
(Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, bunlardan yalnız biri Cennete girecektir)

Bu bir fırka da Allah Azze ve Celle’nin EHLİSÜNNET fırkasıdır.
Fakat dođrudan gidecek demek deđildir. Ortak koşmadıkça, şirke, küfre bulaşmadıkça zerre iman kırıntısı olan cennete gider ama yandıktan ve günahlarından arındıktan sonra.
(Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) ve (Âlimler, Allah’ın güvendiği kimselerdir)
(Âlim ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır.) [Buhari]
(Bilmiyorsanız âlimlerden sorun!) [Nahl 43]
(Bunun hükmünü peygambere ve ülül-emre [âlimlere] sorsalardı, öğrenirlerdi.) [Nisa 83] [Âyet-i kerimede geçen ülül-emrin âlim demek olduğu tefsirlerde yazılıdır. Peygamber efendimiz de

(Ülül-emr, fıkıh âlimleridir) buyurdu. (Darimi)]
(Bilmediklerinizi salih [âlim]lerden sorup öğrenin!) [Taberani]
Ayetin manasını bozmak;
Dine saldıran bu zevatların tek bildikleri Gazali kitabında kadınlara koyun akrep diye nitelendirmelerde bulunması. Ve de nasıl tuvalet yapılacađını söylüyor.. Kuran yaşam biçimidir. Ne yediđinden nasıl yiyeceđine kadar karışır.. Kuranı ve dini kendine uyduranlar cehennemin odunlarından başka bir şey deđillerdir. Eğer insana kalmış olsa idi nefsine göre davranırdı.

Din de Peygamber’in yeri
Peygamberimiz kainatın efendisidir. Kainat onun için yaratıldıđı bildirilir.
Adem (Aleyhisellam)’ın in arşta Muhammedun Rasulallah yazısı görmesi..

Habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım. Hadis-i şerifi ve kimi reformistler kendi akıllarıyla peygamber efendimizi (Sallahu Aleyhi Ve Sellem)’i Haşa kıyaslarlar…
Onlara kuranda beşer olduđunu belirtiyor ve normal bir insanla tek farkı ona vahiy gelmesi imiş.. Bu yüzden ona saygısızca hz. as gibi ekler kullanmadan dođrudan Muhammed diyebilirler. BU KÜSTAHLIK.
Ve dini bozma, sayıgıyı, hadisler, dini ortadan kaldırma eyleminden başka ne olabilir?
Onu putlaştırdıđımızı bile ileri sürüyorlar. Gerçi Allah dostlarını put edindiđimizi de söylüyorlar ama..
Peygamber toprak olmuşmuş.
şefaat istenmez. Gibi konularda ayetler getirirler. Biz seni bekçi olarak göndermedik. Ben hidayet edici deđilim… bilmem gibi ayetler…
Bu da üzerinde daha önce durduğumuz konunun örneklendirmesidir.
Kan’ı ve idrarının sahabi tarafından içilmesi ve sakalı şerifine hürmet gösterilmesi gibi mevzularda (Tazim)
Yanıltıcı bir edayla ve farklı şekilde söylendiğinde bu insanları aldatmak için yeterlidir.
Çakıl taşları arasında ki elmas..Onun güzelliklerini saymakla bitiremiyoruz.. Bunlar kendileri gibi günahkar insanları eş tutuyor yetmiyor her müslüman Allah’ın dostudur. Evliyalık yok diyebiliyor. ıçkici de dostu zina edende bu ne biçim sapıklıktır.
Hurafelerle dolduruyorlar. Her geçen gün başka başka bir şeyi inkar ediyorlar. Ve kendilerine uyuşmayan görüşleri de hurafecilik ile suçluyorlar.
Akıl bilgi sınırıncadır. İnsanın bilgisi dışında ki şeyler aklına yatmaz. Yatmayacaktır. Fakat bilgi gerçek bunlardan bağımsızdır.
Miraca çıkması gibi güya onlara göre bu sembolikmiş… Caiz olmayan keyfi tevillerle. Kuranı kendi istedikleri gibi çekip çekiştirebilmeleri ve insanların din mevzularına uzak olması ister istemez bu gibi sapık insanlara yönlendiriyor.
Allah’ın oksijensiz peygamberimizi durduramayacađı iddia etmeleri gibi birçok saçma iddia.
ıddialarını ayetler çürütüyor lakin kabri inkar edene onca hadis varken tabiki fayda vermeyecektir. Kendi bildiđini okuyacaktır.s
Peygamberimizin bir bilgisi yokmuş. Yani ondan daha akıllı insanlar dünyaya gelmişler!!! Bilimden anlamazmış.. Peygamberimize yapılan onlarca saygısızlık.
BU KADAR BUĞZEDERKEN. BİR KAFİRİ (RABBİNİ BULAMAMIŞ BİR ECHEL)’i Allah Resulü Hazreti Muhammed Mustafa (Sallahu alehi ve sellem)’in önüne geçirilmesi ne kadar da İslamdan uzak bir davranıştır.
Ve bunu nasıl din adına ileri sürebilirler.
Bunlara kalsa şeytan hepsinden daha alim.
Peygambere vahyi kelam gelmesi kuran dışında vahiy ve haram helal koyma yetkisi
Enam 150.Ayet: De ki: “Haydi, Allah şunu haram kıldı” diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez.) [Necm 3,4] DENMİYOR MU ?
YAHUDİLERLE YAŞANAN BİR OLAY ÜZERİNE İNMİŞTİR…
ARAF 157.AYETİN DE PEYGAMBER VAHİYLE HARAM KOYA YETKİSİ VERİYOR
Neden sadece Allah demiyor da peygamberini ekliyor.
Nisa 59
Ayette açık açık ihtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden anlayın diyor.
Ahzâb, 36. Ayet: Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır
Âl-i İmrân, 31. Ayet: De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

O kitapta biz herşeyi açıkladık. Onda bir eksiklik yoktur. Ve apaçık ayetler olduđunu ifade ediyor. Bunun için peygamberin hadislerine gerek yoktur (HAŞA). Kuran madem herşey açıklamış ve hadisler dine sokulmuş ozaman uydurmadır.
Deniyor.
Lakin tefsirlere bakıldığında orada ki Kur’an değil. LEVHİ MAHFUZ’DUR.

 

Haç aylarının, Haram aylarının, Secdenin rükudan önce mi sonra yapılacağı, hac Emrinin nasıl yapılacağı açıklanmış mı?
Herşeyi açıkladıktan kasıt iman ve genel hükümlerin ifade edildiğini beyan eder. Apaçık ayet demek ise ayetin kendisi ortada demektir.

Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik. Bakara 151
Kuran çok açıksa neden Resul bilmediklerimizi öğretiyor.
HIçbir Şeyi Eksik Bırakmadık Yönündeki Ifadeler Ise Levhi Mahfuz Dediğimiz Kitap Için Kullanılmıştır.
HUŞU İÇİNDE KILINAN NAMAZ ELBETTE KABUL OLUNUR.

Kuran’da namazınızı dosdoğru kılın deniyor fakat ilgili mevzuları bilmiyorsanız nasıl doğru kılabilirsiniz? Okuyacağınız sureleri yazıyor mu? Namazı abdesti bozan şeyler yazıyor mu?

HACCIN FARZI KAÇ KURANDA YAZIYOR MU ???

ZEKATIN NİSABI NE KADAR BU MİLLET TÜM MALINI MI FAKİRLERE VERİP AİLESİNE GERİSİNE BİR ŞEY BIRAKMAYACAK MI ??

ZEKAT VEBALİNİN SINIRI NEDİR BU MİLLET NE KADAR ZEKAT VERİRSE BU SINIRDAN VEBALDEN KURTULUR. KURANDA YAZIYOR MU ??? Eğer yazmıyorsa günümüzde ki uyanıklar tabi ki on yirmi lirayla geçiştirecekler.
Zira zengin olduktan sonra her yıl için malınızın kırkta birini vermek mecburiyetindesiniz.
NAMAZ

Namaz kaç rekattır

Haccın ve salatın (namazın) nasıl yapılacağını göstermiştir. Ve kuranı ve hadisleri de sahabeler iletmişlerdir.

ORUCU BOZAN HALLER KURANDA YAZIYOR MU ? SAHURA KALKIYORSUN SAHUR KURANDA YAZIYOR MU ??

ÖĞLE NAMAZI 10 REKAT KURANDA YAZIYOR MU ???

SABAH NAMAZI 4 REKAT KURANDA YAZIYOR MU ??

NAMAZA BAŞLARKEN İLK FATİHAYI OKURSUN KURANDA YAZIYOR MU ??KURANDA HAYVANALRLAL İLİŞİKİNIN HARAM OLDUĞU GEÇMİYOR AMA SİZE HELAL MI OLUYOR ???? ALINTI

AKIL DEĞİL NAKİL DİNİ.. Fakat akli ilimler de var.

İslamın sembolü uydurulmuştur, İslamın sembolü olsa olsa beyin olur diyenlere ithafen aklı kutsayanlar.. Delilleri kafirler için söylenen akletmez misiniz ayeti.. Aklı baş köşeye alıyorsunuz fakat akıl çok kolay yanılabilir ve düşünme eylemi de problemlidir. Sadece olağan bilgiyi yorumlar. Yani akıl yanlışlama payı %100dür. Nakiller ile peygamber efendimizden gelen hadislere göre yaşantımızı bir düzene oturtabiliriz.

Hilal ve yıldız.. Türklüğün, İslamın sembolüdür ve yıldız İslam’ın beş şartını temsil ediyor, eski türk paralarında da var. Tevhid, Allah’ın varlığı ve birliğidir.

İslam akıl dini değil nakil dinidir.. Ehlisünnet’in deve sidiğiyle, gavs şeyh şıh gibi şeylerle ilgilendiği ve yanlış olduğu ileri sürülüyor. Rasyonel ve akılcı değil imiş.. Aklı kutsamak niye?

Senin aklınla benim aklımın ne farkı var. İkimizde başka şeyler düşünüyoruz. Herkes kafasına göre hareket etse dünya yaşanılır bir yer olabilir mi?

HADİSLERİN YAZILMASI
Niye ehlisünneti sevmiyorlar? Mezhepler kendi içlerinde parçalanmışlar diyorlar.. Mezhepleri bozuk fırkalarla hep karıştırmışlardır. 4Hak mezhepten gerisi batıldır.
Kuran hadis ve içtihad yoluyla ilerliyouzr ehlisünnet ve de hadisler tevatür mütevatir hadisler de kulaktan kulağa gelen ve sahabeye tabi kişileir ve onlara tabi kişiler tebe-i tabiin’inden buzamana kadar hayatı hakkında herşey aktarılmış.
Mezhepler kuranın helal dediğine haram dememiştir. Kuranla çelişen hadisler olduğunu ileri sürüyorlar fakat bir inançsızın kuran hakkında ki taassubuyla aynı şey. Okumaya zahmet etseler cevaplarını öğrenebilecekler.

Çağımızda “ilim” adeta çocuk oyuncağı olmuştur. İlmi bilgiden yoksun felsefe meraklısı ne kadar genç varsa bu akımı doldurmaktadır. Dine zararları büyüktür.
Bir takım şahıslarca bilgiler yarım ve yanlı verilmektedir.
Ebu Hureyre’yi Hz.Ömer’in tehdit edip hadis rivayet etmesine karşı çıkması gibi konularla ilimsiz insanları şüpheye düşürüyor.
Zira bilen birisi Ebu Hureyre’ninnasıl bir sahabi olduğundan bu tür iddialara yüz çevirir.
Halbuki bu hadisin tafsilatı nedir? Ulema’nın görüşü gibi konular yerine şahısların kendi yorumlarıyla iddalarını desteklemeye çalışması üzücü
Hadislerde mealcilik yapılamaması
Kuran’ı her kelimesiyle alıyoruz fakat hadisler de benzer manalara gelen kelimelerle değiştirilebiliyor.
Lokman 6. İnsanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce ALLAH’ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak için temelsiz hadislere sarılırlar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Casiye 6- Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH’ın ayetleridir. ALLAH’tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar?

Araf 185. Göklerin ve yerin egemenliğine ve ALLAH’ın yarattığı şeylere bakmazlar mı? Son anlarının yaklaşmış olabileceğini hiç düşünmezler mi? Bundan sonra artık hangi hadise (söze) inanırlar?

“söz” arapça karşılığı “hadis”tir ayetlerde kafirlerin sözlerinden bahseder. hadis-i şerif” ler ise peygamberimize ait olan sözlerdir.
Kuran bir bilim kitabı değildir.
-İçinde herşey yazacak diye birşey yoktur, hukuk sistemidir ve dünya da düzen sağlamayı amaçlar.
İslam bir yaşam biçimdir ve akletmeyi öğütler.. İlmi cihaddan sayar. Tek kitapla yetinilmeyi söylemez.

PEYGAMBERİN SÜNNETİ.. yaptığı davranışlar. Örnek alınmak için var. Kuranda bunlar belirtiliyor fakat manalarıyla sürekli oynuyorlar.
HADİSLERİN YAZILMASI İLE İLGİLİ
Abdullah bin Amr bin As, her hadisi yazar, Resulullah efendimiz buna mani olmazdı. Hatta bazıları, (Sen her şeyi yazıyorsun. Ama Resulullah da insandır. Öfkeli iken de söz söyler) dediler. Durumu Resulullaha arz edince, mübarek parmağını ağzına götürüp, (Yaz! Allah’a yemin ederim ki, bu ağızdan hak sözden başkası çıkmaz) buyurdu. (Ebu Davud, Hakim)

Bir sahabi, hadis-i şerifleri ezberleyemediğini arz edince, Resulullah efendimiz, yazarak muhafaza etmesini isteyip, (Sağ elinden yardım iste) buyurdu. (Tirmizi)

Rafi bin Hadic hazretleri, (Sözlerinizi yazalım mı ya Resulallah?) diye sorunca, ona da (Evet yazın) buyurdu. (Rame hürmüzi)

BAŞKA HADİSLERDE İSE;

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Hadislerimi senedi ile birlikte yazın. Eğer o hadis doğru ise ecirde ravi ile ortak olursunuz. Eğer yanlış ise, onun vebali isnat edilen ravinin üzerine olur.) [Hakim, Ebu Nuaym]

(Benden hadis yazana, o hadis devam ettikçe, sevap yazılmaya devam edilir.) [Hakim]

(Benden hadis bildirin. Ama bana yalan isnat eden Cehenneme hazırlansın.) [Müslim]

(Affolmak niyetiyle, 40 hadis yazana, Allahü teâlâ şehit mertebesi verir.) [İbni Cevzi]

(Geriye kırk hadis bırakarak ölen, Cennette arkadaşımdır.) [Deylemi]

(Hadisimi dinleyip hıfz eden ve ona tutunan, mahşerde Kur’anla haşrolur. Hadisime önem vermeyen de, Kur’anı hor görmüş olur. Kur’anı hor gören de, dünya ve ahirette hüsrana uğrar.) [Ebu Nuaym, Hatib]

Tevatür ve Mütavetir vardır, kulaktan kulağa gelen ve Hz.Muhammed (sav)’in hadsiler..

Hadislerin 200 yıl sonra yazıldığına dair yalana cevap:

1)abdullah bin amr adlı sahabenin yazdığı 1000 hadis yazılı sahife torunları vasıtası ile imam ahmed bin hanbele ulaşmıştır.ve kendi müsnedine almıştır.demek 200 söylemi bir yalandır.

2)bununla birlikte imam buhariden önce yaşamış olan zühri adlı kişinin topladığı 2000 hadisi imam buhari kendi eserine almıştır.demek yine ikiyüz yıl yalanından size ekmek çıkmaz

3)imam buhariden önce yaşamış olan imam azam ebu hanife yaklaşık 4000 hadis üzerine yaptığı ictihatla hadislerin varlığına delil gosterildiginin en net ifadesidir.kendisinin rivayet ettiği hadislerde vardır.eserlerinde bunları görmek mümkündür.

4)hemman adlı kişiye ait olan belge profesör doktur muhammed hamidullah tarafından ortaya çıkarıldı.672 yılına ait olan bu belge 138 hadisten oluşmaktadır.ışte bu belge bile hadislerin daha önceleri yazıldığına delildir.bu hemman adlı kişinin yazdığı hadislerin tümü imam ahmed bin hanbel de tam bulunurken imam buhari de birkaç tane bulunmaktadır

5)buhariden öce yaşamış olan malık nin muvatta adlı eseri ile ilkhadis kitabı oluşturan kişidir..kitap şeklnd yazan..onun için 200 söylemi tamamen bir plavradır

KÖPEKLER ÖLDÜRÜN HADİSİ;
Ebu Leheb’in oğlu Utbe bir gün efendimize zulmetmiş efendimiz sav onun için; Allah’ım ona köpeklerden bir köpeği musallat et demiş.
Utbe kureyş kervanıyla ticaret için yola çıktığında çölde bir tane aslan ve onu kervanın içinden kapıp götürmüştür.
Demek ki köpekleri öldürün hadsiinde bizim mahallemizdeki köpekleri değil çünkü o dönem aslana ve kaplana sırtlana köpek dendiği çok açık.

Eğer onları çağırırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş/Kıyamet/saat gününde de sizin onları ortak/şirk koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi/Hâbir Olan gibi kimse sana haber veremez.

(Fâtır 35:14)

De ki: Ben kendime bile ne fayda ne de zarar verebilirim; Allah vermiş başka.” (A’raf 7/188)

“Peygamber’in emrine aykırı hareket edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar.” (Nur: 24/63)

“Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden men ederse ondan geri durun…” (Haşr: 59/7)

Tedvîn iţi, Emevi halifelerinden Ömer Ýbnu Abdilaziz´le baţlar. Dindarlýđý ve Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın sünnetine düşkünlüğü ile meşhur olan Ömer İbnu Abdilaziz (rahimehulllah), sünneti bilen Ashab neslinin, arkadan da büyük alimlerin çeşitli sebeplerle birer birer hayattan çekilmelerini görerek hadîsin kaybolacağından endişe eder. Tehlikeyi önlemek için her tarafdaki mevcut âlimleri hadîslerin yazılması işine sevketmeyi düşünür. Bu maksadla, halife sıfatıyla vâlilere emirler, tamimler gönderir. Ömer İbnu Abdilaziz´in gönderdiği bu mektuplardan bir tanesinin metni Buhârî´de mevcuttur. Bu, Medîne valisi Ebu Bekr İbnu Hazm´a gönderilen mektuptur:

“Beldende Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´le ilgili rivayetleri araştır, topla ve yaz. Ben ilmin (hadîslerin) yok olmasından ve âlimlerin tükenmesinden korkuyorum. Bu iş yapılırken sâdece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın sünneti kabul edilsin. Âlimler mescid gibi herkese açık ve malum yerlerde oturup tedrisatta bulunarak ilmi yaysınlar, bilmeyenlere öğretsinler. Zira ilim gizli kalmadıkça yok olmaz.”

KAYNAK; [117] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 1/113-115. ]

-arapçan var mı?
-Nüzul sebebini biliyor musun?
-İlgili ayetler
-Hangi olayda indiği?
-Kimlere seslendiği ve ayetin bahsi
Öyle ise arapça bilmeyen bir ingiliz çocuğa kuran meali yazdırtıp hukuk sistemi oluşturalım olur mu?
AKIL DEĞİL NAKİL DİNİ.. Fakat akli ilimler de var.
Mealciler.
Laik sistemi kabul edebilirler. İnsan hakları evresenl bildirgesine göre İslam da ki hükümler çağdışı sayılsa bile.

Mesele çarpıtmaksa çapıtacak şey çok..

Ademe secde emri
Kabeye dönün emri
Yusufa kardeşlerinin secdesi
Ruhumdan Ona üfledim ayeti

Eğer tersine yorumlarsanız
Kuran şirki emrediyor zannedersiniz… Kur’an’a bakarak herşeyin anlaşılacağını söylemek bunca fırka çıkması ile birbirine zıttır.

Bir Mürşidin eğitimine girmek isteyen kimse önceden ararştırır bakar…
Bu adam doğrumu yanlışmi ,güvenilirmi güvenilmez mi. Şeriatta kusuru varmı…
Neticede Aklına uygunsa, O Zaman intisap eder..

Önce intisap edip sonra araştırma – soruşturma yapması onun dirayetsizliğidir..

Güvendikten sonra ve intisap ettikten sonra…
Onda itaat ve teslimiyet
Şarttır dedikler şey
Farz , Vacip , sünnet, Müstehaptan sonraki mübah ve hizmet ilgli işlerdedir..istenen teslimiyet buradaki teslimiyettir…
Yani verilen görevi yapmayacaksan, bu iş bana göre değil diyeceksen ne diye intisap ettin…O zaman bırak zorla seni tutan yok….şeyhini bırakan dinini bırakmış olmaz ..
Tarikattan çıkan dinden çıkmaz..
Önceden araştırdığı halde, ve mübah işlerde hizmete gayret ettigi halde, Şeyhte ve Tekkede bazı yanlışları görüyorsa ve bu adamlarda yanlışlık olduğuna kanaat hasıl olursa yine Tekkeyi Bırakır ….

Tarikat Kitaplarında Teslimiyetin ölçüleri yazar.
Yani kendi teslimiyetini anlatan kimse mübalağa yapsa ve deseki
→ Şeyhim bana Namaz kılma dese kılmam
→ içki iç dese içerim
→babanı öldür dese öldürürüm …
bu gibi sözler mübalağa ve ifrad’dir. Sadece Söylemdir.. Gerçekle alakası Yoktur..

Niyet Allah Rızasıdır, Dindir…
Ne tekkedir. Ne Şeyh dir.

Tekke eğitiminde maksat Nedir ?
Tekke, Benlik Eğitim yeridir..
-İlim ve ibadetten sonra mutlaka olması gereken Hakiki İhlası, bozan
” Benlik” eğitimidir…
İhlası, kazanma yeri değil
ihlasın Hakikatini kazanma yeridir..
Farz ibadetleri eda etme yeri degil ,
Farz ibadet deki “İhsanı” kazanma yeridir..

İnsan sahip olduğu şeylerden sebep
Benlik Egitimine ihtiyacı vardır..
Bunun en azı Farzlardır..Dinin Emir ve Nehiyleridir..Bu Şerattir..olmazsa olmazdır..
Tasavvuf bunun ötesinde , benlik eğitimidir..
Herkes biz emanetçiyiz Herşey zaten Allahın der..fakat nefis kabul etmez..
Tasavvuf bu hakikati Hal edinmektir..

Cahil de buna muhtaçtır
fakat en çok Alimler buna muhtaçtır. Benlik-Enaniyet Eğitiminde geçen âlim,
Hem Alim olur . Hem Ârif olur.

= = =
Yukarıdaki tasawuftaki teslimiyeti eleştirenler ve anlatılanlar kitabı tersinden okuyanlar veya okutulanlardır.

1.MADDE.
Tasavvuf Nedir?

Tasavvuf bir ilimdir…
Kalp ilmi, Hâl ilmi, Ruh ilmidir.
Kuran ve Sünnetteki Fıkhı Batındır…
Mezhepler Beden ile ilgili Fıkhı Zahirdir..
Konusu Kalbin ve Nefsin Sıfatları ,Özellikleridir….
Kötü Sıfatlardan arınmak
İyi sıfatlarla Muttasıf olmaktır Tasavvuf..
Kalbin Tasviyesi –Nefsin Tezkiyesi.

2.MADDE.
Tasavvuf İlminin kaynağı Nedir?
Kur’anda Tasavvuf Var mı?
Peygamber Zamanında Varmıydı?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: