Hadis inkarcıları (1) Tarikat, Rabıta, Tasavvuf

Farklı bir islam anlayışı oluşturulmaya çalışılıyor. Dini tahrif hareketleri pek çoktur. Günümüzde de medya yoluyla çok fazla tahribata neden olunmakta. Şimd ayet hadis, sünnet ile inleyeceğiz.

MEZHEPLER
Günümüz de din cahilleri türedi. Çeşitli ayetleri hiç bir birikim olmadan mealler üzerinden kıyaslayıp kendi yorumlarını Kur’an’ın söylediği iddia ediyorlar.
Tabi, bu sistemli bir projenin ürünü. Öncelikle Sünni, şii nedir? Bunlar fırkadır. Mezhep değildir. Ehlisünnet içerisinde 4 hak mezhep vardır. HANEFİ, ŞAFİ, HANBELİ, MALİKİ..
Sanki hristiyanların mezhep savaşı gibi bir çatışma varmış gibi lanse edilmek istense de bunlar aynı yolun farklı methodlarıdır. Ayrışma değildir. Aynı şekilde tarikatlar da böyledir.
Sünni, ehlisünnet’in kısaltmasıdır. Ehlisünnet’te Peygamber efendimizin (Sallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine, yaptıklarına,hal hakeret, davranışına uyanlara ona benzemeye denir.
Sahabe döneminde de Ehlisünnet’in itikadı hakimdir. Ehlisünnettiler. Şuan onlar nasıl inanıyorsa ehlisünnette öyle inanıyor.
Bir çok fırka türeyip kendisine müslüman dedikleri için. Sünnilik adıyla o zamanlar yoktu. Çünkü mezheplere gerek yoktu. Ne problem olursa olsun Peygamber Efendimiz (Sallahu aleyhi ve Sellem)’e gidiyor ve çözülüyordu.
Bu sebeple, şia gibi sahabeyi lanetleyen, ağza alınmayacak hakaretler edip iftiralar atan necis bir fırkadır. Hadis alimleri dedikleride farklı kişilerdir.
Maddeci felsefeden etkilenen bir kısım kimseler fütursuzca dinde kusur bulmaya başladılar. Farklı bir islam algısına bürünmeye başladılar. İslam’ın rükünlerini tek tek inkar ederek başladılar.
Daha sonra hadisleri, alimleri herşeyi elediler. Kur’an mealleri ile kendi akıllarıyla yorumlayarak dini yaşadıklarını iddia ediyorlar. Bu bozdukları dini de İslam’a hizmet sayıyorlar.

Onlara kerametler masal gibi geliyor…
Şimdi tek tek anlatalım ki İslam dininin materyalist olmadığını görelim.

Ülkeyi karıştırmak için bilgi eksikliği dolayısıyla tasavvuf’un din olarak adledilmesi gibi konulara başladılar. Tarikatlarin ayrışmaya yol açtığı, mezhepsizliğin (*) tercih edildiği görüşler, dahasında hadislerin inkar edildiği ama öncesinde sadece zayıf , mevzu olanlar üzeridnen bu ithamalrın yapıldığı

 

VEHHABİLER / SELEFİYYE
Türkiye de Şiiler ve Reformcular varsa arap yarımadasını sallayan konu da bu. 

Öncelikle çeşitli ekol ve görüşler toplandı insanlar halen ehlisünnet’i mezhep sanıyor. Bu çok temel bir din bilgisi ve İTİKAD ‘a akideye giriyor. Bir müslümanın neye inanıp inanmayacağı, öyle hassas bir nokta ki dini kaideleri, rükünleri hafiife almak, olan şeyi inkar etmek bile küfre götürüyor.
EHLİSÜNNET’ Peygamber Efendimiz (Sallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine uyanlar. Demektir. Diğer ekoller arasından ayrılmak için. EHLİSÜNNET’TE 4 Hak mezhep vardır. HANEFİ , MALİKİ, ŞAFİ, HANBELİ.. Bu mezhepler arasında lanse edilmek istendiği gibi bir çatışma söz konusu bile değildir. HRİSTİYAN MEZHEPLER ARASI ÇATIŞMASINA NAZARAN.
Hiçbir mezhep bir diğerini tekfir etmez. Taklit bile edilebilir. Tamamen kolaylıktır. İçtihattır.  Mezhepleri birleştirilmeye çalışan alimler olmuştur. Ancak rüyasında Peygamber Efendimiz (Sallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmamasını istemiştir.  Gelgelelim İmam Şafi’nin Numan bin Sabit Ebu Hanif (r.a) kabrinde oturup seni

  • Bir selefi kendisine ehlisünnet der. Peygamber efendimiz sallahu aleyhi ve sellem’isünnetine yani hal ve davranışlarına uyanlara ehlisünnet denir.
  • Bu fırka ise ehlisünnet değil selefiyyedir. Ehlisünnet vel cemaate tabi değildirler çünkü bidat ehli kimselerdir.
    Yine de onlar gibi tekfir edip kafir ilan edemeyiz.
  • Lailahaillallah ehli tekfir edilmez. Buhari
  • İbniteymiyye ve  Vehhabiliğin kurucusu Abdulvahhab’ı savunurlar.
  • Hazm, ibn kayyım el cezvi çok kaynak verdikleri ama ehlisünnette yeri olmayan kimselerdir.
  • Albani, makdisi, ebukatede gibi günümüz de alim dedikleri kimseler vardır.
  • Alimlere ve sahabeye hakaretden Teymiyye’yi size iyi birisiymiş gibi eksik anlatırlar.
  • Tarikat ve tasavvufa karşıdırlar. Bidat, Hurafe olduğunu düşünürler.
  • Müslümanlara müşrik ithamlarını dillerinden düşürmezler.
  • Geylan’nin kererini kabul ederler fakat bütün tarafları şirke hurafelerle suçlarlar.
  • İbn teymiyye mücessimedir yani Allah Azze ve Celle’ye cisim isnad eder.
    Allah göklerdedir gibi bozuk itikatlara sahiptir. Ve daha bir çok şey. Felsefe ile din yorumlamaya kalkarlar.
  • Ellerinden geldiğince türbeleri yıkarlar. Osmanlı bunlarla savaşmıştır.
  • Diğer adları vahhabi dir ama bunu kullanmazlar çünkü bu adı suudlar kullanıur.
  • Işid ile suud da selefiyye itikatından doğmuştur. Selef aslen geçmiş demektir. Selefi salihin ile ye fırkası karıştırılmamalıdır.
  • Doğru anlamıyla her mümin selefidir. Ancak günümüzde selefi ve selefilik bu tanımın dışına çıkmıştır. Bu yüzden selefiyye diyoruz.
  • Selefi salihin geçmiş alimlere denir. Şimdikiler ise haleftir. Kendilerini selefe bağlı kılmaları düşüncelerini seleften yapmaz.
  • Dinde ki rükünlerden Tasavvuf, şefaat gibi şeyleri inkar etmeleri ile bilinir.
  • Türbelere karşıdırlar
  •  Ölülerden medet umulmaz diyen kimselerdir.
  • İşlerine gelmeyen hadis-i şeriflere uydurma, zayıf diyip işin içinden çıkabilirler.

Tarikat insan yetiştirmektir, Edeptir, İlim öğrenmektir. Ayettir hadistir sünnettir. Allah’a ulaşmaktır. Nefs terbiyesidir. var da var
Fasıktan aldıkları haberlerle mülsümanlara karşı taraf alırlar. Şimdi cihad’a tutunduklarını söyleyen bu kimselerin akidesini inceleyeceğiz Allah’u Azimüşşan’ın izniyle.

Vehhabi selefiyye.jpg

HADİS-i ŞERİFLER

  • Alimler peygamberlerin varisleridir.
  • Öyle erler vardır ki, onları ne bir ticaret ne de bir alış-veriş zikrullahtan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymaz.
  • (Her şeyin bir kaynağı vardır. Takvanın kaynağı, âriflerin kalbleridir.) [Taberani]
  • (Salihleri anmak, günahları temizler.) [Deylemi]
  • (Âlimin yanında bulunmak ibadettir.) [Deylemi]
  • (Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.) [Deylemi]
  • (Zikir, sadakadan daha faydalıdır.) [ibni Hibban, Beyheki]
  • (Zikir, nafile oruçtan daha hayırlıdır.) [Deylemi, Beyheki]
  • (Her hastalığın şifası vardır. Kalbin şifası, Allahü teâlâyı zikretmektir.) [Deylemi, Beyheki, Münavi]
  • (Derecesi en yüksek olanlar, Allahü teâlâyı zikredenlerdir.) [Beyheki]
  • (Allahü teâlâyı çok zikredeni, Allahü teâlâ sever.) [Beyheki]

AYET- KERİMELER

  •  Ve her kim Allah Teâlâyı ve O’nun Resûlünü ve imân edenleri velî ittihaz ederse şüphe yok ki galip olanlar Allah Teâlâ’nın o fırkasıdır. Mâide, 56
  • Allah içinizden iman edenleri yüceltir. Bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise kat kat derecelerle yükseltir.” (Mücadele: 11)
  • Lütuf ancak Allah’ın elindedir. Onu ancak dilediği kimselere verir.
  • Allah büyük lütuf sahibidir.” (Hadid: 29)
  • Ama kim Benim zikrimden yüz çevirirse kitabımı dinlemez ve Beni anmaktan gaflet ederse, ona dar bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak diriltir, duruşmaya getiririz.”(Taha, 20/124)
  • Onlar gönüllerin ve gözlerin halden hâle döneceği günden korkarlar.” (Nur: 37)

İmam şafiden ve İmam Malik’ten
TASAVVUFLA İLGİLİ DELİLLER
ŞEFAAT
Geneli itibariyle bir ayeti aldıklarında diğer ayetleri görmezler.

  • “Ey falan! Bize şefaat et, ey falan bize şefaat et diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte makam-ı Mahmud budur.” (Buhari, Tefsir 11; zekat 52)
  • “O gün, Rahman’ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” (Taha 109)
  • “Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecektir.” (Meryem 87)
  • ALLAH’Ü tealanın veli kulları o kimselerdir ki, görüldükleri zaman hatıra ALLAHÜ Teala gelir.”gören kimsenin dünyadan başka bir arzusu olmasa bile”, (câmîu`s- Sâgîr)

Prof.Dr.M.Esad COŞAN (Rh.A.) – Tasavvuf / Tarikat –


Vallahi ahirette kabirde şefaatçi bulamayacaklar.

İLAHLIK KAVRAMI

Bu adamlara uyarsan bunlar sana fayda vermez. Vahabilik 200 senelik ingiliz sokması bozuk bir itikattır
Allahım falan kulun hürmetine şu ihtiyacımı gider veya benı affet demek kimden yardım ıstemek oluyor ?
Allah’ın rahmetını ıstıyorum yıne ama ben islama düzgün bir hayat yaşayamadım duaların kabul şartlarını cem edemedım ve bunları yapan biri elbette Allah katında benden daha değerlidir ve onun hatırına benı affetmesını ıstıyorum ve onada benım için Allah a dua etmsını istıyorum

DELİL AYETİ KERİMEDEN
Hazreti Süleyman bu isteğinde Üç aylık mesafede sarayın içindeki tahtın yerini bilip gören Asaf b. Berhıya ya Allah (Celle celalühü) has basar sıfatını bir insana verdi diyebilirmiyiz. Düşünün Allah tarafından verilen bu ilimle bir keramet sahibi veli daha neler yapabilir.?
? Sebe melikesi belkısın tahtını cinden önce getiren bir veli vardır. Vahabilerin yükledikleri sıfat ile bu alime de ilah diyebilir miyiz? Alimlerin faziletlerini gördük. Onlara hürmet & tazimin gereğini gördük. Hangi sufi ilahlık vasfı yükler bu isnadlarından Allah’a sığınırız. Ne çirkin şeyler düşünüyorlar.
Ne acıdır ki onların bu iddialarını REŞİT RIZA gibi din sapıkları da ileri sürmüştü.

Hiçbir sufi şeyh ilahlık yakıştırmaz. Tapmak ona secde etmek namaz kılmak ibadet etmeği gerektirir.
Buradan anlaşılıyor ki bizim HÜRMET VE TAZİMİMİZ Bu hadislere ve ayetleri bilmeyen echel kesim tarafından ŞİRK olarak tanınıyor.
DİPNOT TEYMİYYE KENDİSİ TASAVVUF EHLİNİ ÖVER. BUNLAR HOCALARINA REDDİYE YİYORLAR FARKINDA DEĞİLLER.
•GAVSLAR
Öncelikle kadınların şeyhleri düşünme mevzusunu dile getirirler.
Rabıta Zikirdir. Alimin yüzüne bakmak ibadetse hadis-i şerife göre. Allah’ı Azimüşşan’ı hatırlatıyorsa bir şeyh onu düşünmekteki sakınca ne olabilir yanında hayal etmekle günaha düşmek zor olur. Bu kimseler sıralı ibadette olurlar. Daima zikirde dünya işleri de bundan alıkoymaz.

ELEŞTİRİLERE YUKARIDA CEVAP VERDİK AYET VE HADİSTE OLDUĞUNA DAİR
ŞİMDİ DE EN SIK İTİRAZLARDAN BİRİ DE BUDUR
***Allah Uhud savaşında azgın kafirleri dileseydi yerle bir ederdi ama onları yerle bir etmesini peygamber ordusuna bıraktı. senin uçan şeyhin haşa Allahmi ki oda Allah gibi sabırla beklesin eğer onlar öyle uçma müdahale edecek güçleri varsa müdahale etmiyorlarsa Allah onları helak eder öyle güce sahip olan bir insan müslümanlara yapılan zulme sessiz kalırmi onlar bırak olağan üstü güçlere sahip olmalarıni kuş şeyhlerin üstüne pisleseler onda bile kendini koruyamazlar sivri sinekte bile kendi korumayan aciz zavallı insanlar gavs lar
EL CEVAP
Öncelikle yukarıda dinin men ettiği ZAN çokça yapılmış. Onlar zanlarla yaşıyorlar tıpkı diğer fırkalar gibi… İlmi olmayan atıp tutuyor, fetvalar sallıyor.
Bunlar Kaderi mutlak nedir bilmiyorlar ki böyle ahmakca sorular soruyorlar.
Her Yetis Gavs diyenin imdadina yetisse o zaman kimsenin basina musibet gelmezdi. Ne yazık ki ehlisünnet kaynaklarına bakmazlar. Modern kitaplardan etkilenirler.. Günümüzde derlenip yazılmış kitaplar.
“O insanın önünde ve ardında devamlı olarak nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar”(Rad, 13/11)
Kendilerine sorsunlar bu melekler insanlari korumakla görevli ise niye insanlarin başına kazalar belalar geliyor?
O halde dön kendine sor hepsinden önce Allah’u teala var niye bunlar oluyor.?
İMAM TABERİ DEN İSTİVAYA DELİL VE SUFİ SELEFİ TARTIŞMASI
İstiva ile ilgili iki ayet vardır.
BİR VAHABİ DER Kİ;
Allah arşa istiva etmiştir ” bu bitti tevil edilemez ve Allah heryerdedir deme de İlmiyle heryerdedir. Necasetin olduğu yerde Allah vardır diyebilir misin ?
Görüldüğü üzere kendi kafasıdnan mana çıkarıyor bir ayeti tevil edip diğerini tevil etmiyor.
Ve felsefeyi kullanıyor ve Allah necasetin olduğu yerde yoktur diyor.
ANCAK
Allah mekandan münezzehtir.
Allah insana şah damarından daha yakındır. Geleceğiz.
“Göklerde de ilah olan O’dur, yerde de ilah olan O’dur.. O, yegâne Hakîm’dir/hüküm ve hikmet sahibidir, yegâne Alîm’dir/her şeyi hakkıyla bilendir.”(Zuhruf, 43/84)

ŞAH DAMARINDAN YAKINSA ŞEYH NEDEN ARACI?
Şah damarındaysa şeyh neden aracı? Bu bir fıkıh sorusu değil teoloji din felsefesi sorusu
Adam felsefe yapıyor necasetin olduğu yerde nasıl olabilir diyor yav. Yani necasetin oraya gitsen Allah şah damarından daha yakınsa orada değilmi yani
ALLAHIN KUŞATMADIĞI YER YOK. İLMİYLE KUŞATIYOR ŞEKLİNDE TEVİL EDİYORLAR OTURMAYI İSE ZATINA ATFEDİYORLAR
İlmi kuşatıyor diyorsun ben necasette olursam Allah’ın ilmi mi benim şah damarımda olan. Ayette şüphesiz Allah size şah damarınızdan daha yakındır demiyor mu?
Peki şeyh neden aracı diyorsun biz ibadetleri Allah uzak olduğu için mi ederiz cevap ver!
PEKİ OZAMAN İçki içen bir mümin mi namaz kılan bir mümin mi Allah’a daha yakındır
Kafire de şah damarından daha yakın Allah azze ve celle İSE YAKIN OLDUĞU HALDE NEDEN CEHENNEME GİDİYOR KAFİR
Kafire de şah damarından daha yakın Allah azze ve celle
BURADA VAHABİLER HADİS KURAN İLİMLERİNİ ARAMAZLAR.
Peki neden aracıya ihtiyaç duyuyoruz çünkü aslında Allah azze ve celleye çok uzak. Orada kastedilen şah damarından daha yakınlık mevzusu başka bir konu içki içen ile namaz kılan bir mümin
tahmin edersin ki aynı değil
İmam Nevevi’nin Şerhus Sahih-i Müslim’deki sözleri konuyu daha anla-
şılır kılacaktır.-” Selefin ekserisinin müteşabihlerin te’villerinin bilinemeyeceği
fikrinde oldukları nakledilir. Onların bundan maksatları şu idi:
Müteşabihlerin kesin mânâlarını bilmek, onlardan ˜murad-ı ilâhi budur’
demek doğru değildir. Yoksa onlar âlimlerin o âyetleri te’vil etmeye teşebbüs
etmeleri doğru değildir, o âyetlerden hiçbir şey anlamamız mümkün
değildir” demek istememişlerdir.-” der


Hanbeli Alim İbnu’l Cevzi derki; ”Eğer sizler hadisi şerifleri (ve ayetleri)
kabul edip manalarından konuşmayıp suküt ediyoruz demiş olsaydınız,
hiç kimse size itirazda bulunamaz ,inkar edemezdi. Fakat böyle hadisleri
zahirine hamletmeniz çirkindir. Bu salih Selef Alim (Ahmed b. Hanbel) ‘in
mezhebinde olmayan şeyi,mezhebine sokmayın! Mezhebine öyle çirkin,
ayıp şeyleri giydirdiniz ki herhangi bir Hanbeli, kim olursa olsun (sizin yü-
zünüzden) Mücessimedir denilmektedir..


EL VASİYYE
İmam-ı Azam Ebu Hanife el-Vasıyye’de şöyle der-“Allahü teâlâ, kendisi
için ihtiyaç ve (Arş’ın üzerine) istikrar (yerleşme) söz konusu olmaksızın
Arş’ı istiva etmiştir. O, Arş’ı da, Arş’tan başkasını (diğer yarattıklarını) da
korumaktadır. Eğer (Allahü teâlâ Arş’a ve bir yerde yerleşmeye) muhtaç
olsaydı, tıpkı mahluklar gibi alemi yoktan var etmeye ve idareye muktedir
olmazdı. (Bir mekânda) oturmaya ve karar kılmaya muhtaç olsaydı, Arş’ınyaratılmasından önce Allahü teâlâ nerede idi? Yüce Allah bundan (bir yere
yerleşmek ve orayı mekân tutmaktan) münezzehtir”.
Sayfa nosunu dahi atarım

TEYMİYYENİN BATIL GÖRÜŞLERİ
Teymiyye zındığı gibi sineğin kanadına oturup onun merdivenden indiği gibi de inmez

İbni Teymiyye “Beyan Telbis El Cehmiyye”(cilt 1) Isimli kitabinin 433. sayfasında şöyle diyor:
“Allahin kendisinden başkasinin bilemediği haddi(sınırı) vardir”.

Imam Tahavi ise şöyle diyor:
“Allah sınırlardan,uçlardan,taraflardan,organlardan ve uzuvlardan münezzehtr.O, yarattiklarinin aksine olarak 6 yönle vasfedilemez”
Inan Arvasi “Allahü Teala kürsüde oturmaktadır. Yanı başında boşalttığı yerde ise Onunla birlikte Hz. Peygamber oturmaktadır.” (İbn-i Teymiyye, Kitabu’l-Arş)

Inan Arvasi Emevi Camii minberinin merdiveninden bir basamak aşağıya inerek “Muhakkak ki Allah Teala benim buradan indiğim gibi dünya semasına inmektedir.” demiştir. (İbni Battuta ve benzer lafızla Hâfız İbni Hacer el-Askalânî Ed-duraru’l-kâmine, c. I, 164)
Allah’ın mekanı için de sınır vardır. Allah Arş’ının üzerinde, göklerin üstündedir. İşte bu iki durum, O’nun iki haddidir (sınırıdır).” (İbni Teymiyye, Minhacu’s-Sünne, c. 2, s. 29)

İbn Teymiyye, Allah dilerse, bir sivrisineğin sırtına yerleşir diyor
İbn Battuta gittiği şehirlerde genellikle yöneticileri ziyaret ediyor, onlardan aldığı hediyelerle yol masraflarını karşılıyordu. Bunun yanında şehrin tanınan bir sâkini, âlimi veya sanatkârı varsa ya onunla tanışıyor ya da hakkında bilgi alıyordu. Seyahatnamede bu şekilde bahsedilen âlimlerden biri, İbn Battuta’nın Şam’da hutbesini dinlediği ve “aklında noksanlık olan” biri olarak nitelediği İbn Teymiye’dir.
Seyahatnamede Hanbeli fakihlerinden İbn Teymiye’nin şeriata aykırı sözlerinden dolayı fakihler tarafından Baş Kadı’ya şikâyet edildiği, Kadı’nın iddialar hakkındaki sorularına İbn Teymiye’nin sadece “La ilahe illallah” dediği, bunun üzerine hapse atılarak yıllarca orada kaldığı ve hapiste kırk cilt kadar “Bahr-i Muhît” adında bir Kuran tefsiri yazdığı anlatılmaktadır. İbn Battuta Şam’da bulunduğu sırada İbn Teymiye’nin Cuma günü verdiği hutbeyi dinlemek için mescide gider. İbn Teymiye’nin “benim şimdi minberden indiğim gibi muhakkak Cenab-ı Allah da dünyaya iner” sözü üzerine İbn-i Zehra adında bir Mâliki âlimi bu sözleri reddeder, halk ise bu âlimin üzerine yürüyüp elleri ve ayakkabılarıyla döverler.
Kadı ne derse tevhid getiriyor smile ifade simgesi simgesi İspatta edemiyor görüşünden döndüm diye kurtuluyor.

TASAVVUF
İlmi Sağlam kaynaktan öğrenelim selefi taifesinden degil.
İmam Şâfiî şöyle der:
حدثنا محمد بن عبد الرحمن حدثني أبو الحسن بن القتات, حدثنا محمد بن أبي يحيى, حدثنا يونس بن عبد الأعلى قال: سمعت الشافعي يقول: لولا أن رجلا عاقلا تصوف لم يأت الظهر حتى يصير أحمق.
Ebû Nu’aym “Hilyatü’l-Evliya” isimli risalesinde İmam Şafiî Hazretleri’nin şöyle dediğini nakleder:
“Kim ki sabahleyin tasavvufa girmezse, öğleye ancak deli olarak çıkar.”
Arapça ibarede geçen “lev la” lafzının kaldırılmasıyla bir cümleyi baştan başa tahrif etmiş oluyorlar.

Haşviyye fırkası gibi kimseler kasten nüshaları değiştirmeleri ile bilinirler. Misal Hz.Mevlana’ya atfedilen 7.kitap cinsel içeriklidir ve şia taifesi tarafından yazılmıştır. Ona ait değildir.

Ebû Nu’aym, bunu Muhammad b. Abdurrahmân b. al-Fadl, o da bunu Ebû’l-Hasan (Ahmed b. Muhammad b. al-Haris) İbn al-Kattât (al-Misrî), o da bunu Muhammed b. Ebî Yahyâ, o da bunu İmam Yunus b. Abdu’l-A’la’dan rivayet etmişlerdir. Rivayet silsilesi budur.
İmam Aclunî, İmam Şafiî’nin de şöyle dediğini nakleder:
حبب إلي من دنياكم ثلاث: ترك التكلف، وعشرة الخلق بالتلطف، والاقتداء بطريق أهل التصوف.
Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi. Değiştirmeyi terk, insanlara güler yüzlü ve iyi muamele, tasavvuf ehlinin yoluna tabi olmak!
( Kaşfu’l-Hafa ve Muzilu’l-İlbas, I, 341/ no: 1089.)
İmam Şâfiî Hazretlerinin, “Hem fakih, hem sofi ol, sadece birisini yapma!” sözünün arapçasının tamamı:
فقيها وصوفيا فكن ليس واحدا ، فإني وحق الله إياك أنصح
فذلك قاس لم يذق قلبه تقى وهذا جهول، كيف ذو الجهل يصلح

İmam Malik Rh.A.:
“Kim tasavvufun öğrettiği ahlâk ve manevi hal ilmiyle yetinip fıkıh öğrenmezse, dinden çıkacak işler yapar, zındık olur. Kim de fıkıhla yetinir, ahlâk ve manevi halleri öğreten tasavvuf ilmini öğrenmezse büyük günahları işler, fasık olur. Her iki ilmi öğrenen kimse gerçek bir müslüman olur.” (Aliyyu’l-Kâri, Şerhu Ayni’l-İlim)
Bu manada İmam Şafii Rh.A. bir hikmet pınarı olan şiirinde şöyle der:
Hem fakih, hem sufi ol, sakın birisiyle yetinme.
Bu sana hak için bir nasihattir dostum, incinme.
Sade fakihin kalbi katı olur, tadamaz takvayı,
Öbürü de cahil kalır, nasıl yapar ıslahı.”
(Muhammed Afif, Divan-ı Şafii)

Hanbelî mezhebinin kurucusu Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hâfî’yi çok sever, devamlı yanına giderdi. Talebeleri; “Siz âlimsiniz. Hadîste, fıkıhta, ictihadda ve bütün ilimlerde eşiniz yoktur. Niye Bişr-i Hâfî gibi birini sık sık ziyâret ediyorsunuz? ” dediklerinde; “Evet, dediğiniz ilimleri ondan iyi bilirim. Fakat o, kalp ilimlerini benden iyi bilir.” derdi.

İmâm Nevevî (v. 676/1277)’nin açıklamalarından anlaşılmıştır ki:
Bir kimse, Allah-ü Tealanın dışında bir fiili, yaratan ve kâinatı kontrol edebilen bir varlık olmadığını bilerek ve inanarak, o fiili, ortaya çıkmasına sebep olan vasıtalardan birine nispet ederek o yaptı diyorsa, o vasıtayı sadece Allah’ın iradesine uygun hareket eden bir vesile ve sonra olacakların bir alameti olarak görüyor demektir ki, böyle bir kimse âlimlerin ittifakıyla kâfir olarak nitelenemez. Netice olarak, gerek insan gerek peygamber olsun herhangi bir kişiyi Allah (Celle Celalühü)’a ortak koşarsa müşrik olur. Eğer gerçek fail ve yaratıcının Allah (Celle Celalühü) olduğunun farkında olarak, fiili o vasıtaya nispet ediyorsa kâfir olmaz.

 

 

 

HARİCİLİK DAEŞ.

Yalancı Fecr IŞİD | Kısa Belgesel (Türkçe Altyazılı)

  • Ebu Hureyre(ra)dan rivayet edildigine gore, Resulullah(sav) soyle buyurdu:”küfrün başı (hicaz’in) dogu tarafindadir”
    [Buhari,Bedul Halk:15, No.3125,3/1202]
  • Ebu Hureyre(ra)dan rivayet edildigine göre, Resulullah(sav): “Peygamberimiz Hicaz’ın doğusunu işaret ederek, iste buradan fitneler gelmistir(gelecektir)”
    [Ali el-Mütekki,Kenzü’l-Ummal, No:30859,11/120]
  • Ibni Ömer(ra) dan rivayet edildigine göre, Cenabi Peygamber(sav):”Ey Allah’im! Şam’ımızı bize hayırlı ve uğurlu kıl. Allah’ım Yemen’imizi de bize hayırlı ve uğurlu kıl” buyurdu. Orada bulunan Ashab-i Kiram:”Necd’imizi de Ya Resulullah”dediler.
  • Hazreti Peygamber(sav)de tekrar: “Allah’im! Şam’ımızı ve Yemen’imizi bize hayırlı ve uğurlu kıl” dedi.
    ücuncu defasinda da:”felaket ve müsibetler, fesat ve dinsizlik orada(Necid’de)dir. Ve orada Karnus-Seytan(seytanin boynuzu) dogacaktir
    [Buhari, Istiska:26,No:990,1/351]
  • “son zamanlarda bütün araplara dokunacak ve her arap evine girecek büyük bir fitne olacaktir, bunlarin ölüleri cehennemdedir. Dil(le onlari yenmek) kılıç yarasindan daha tesirlidir”
    [Ebu Davud, Fitne:3,No:4264,2/504]
  • “Necid’de bir seytan zuhur edecek, onun fitne ve fesadından bütün arap yarimadasi sarsılacaktır”
    [Zeyni Dehlan, ed-Dürerü’s-Seniyye,Sh:54]
  • “son zamanlarda bir kavim türeyecek, sizing babalarınızın duymadıkları şeylerle sıze hitap edecekler, onlarin sizinle ilgilenmelerinden ve sizi sapıtmalarından sakının”
    [Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, No:8276,3/206]

Lawrance'ın çocukları

Bir müslümanın bilmesi gereken temel inanç esasları mevcuttur. O kadar önemlidir ki küfür ile iman arasında. Bir söz bile bir insanı kafir yapmaya yetebilir.

 HADİSLERE İTİMATISIZLIK

Selefiler hadislerin sıhhatini sorgulamaya çalışırlar.
Sanki kendilerine kalmış cerh ve tadil. Asırlarca sene önce bu işlemler bitti. Kimsenin haddine değil ama ravilerini saysan tesbit edebilecekler gibi bu iddialarda bulunuyorlar.

Şeyhleri oturmakla suçlamak.
İsmail ağa ve Menzili bir cami ve köy sanan insanların ithamları bu yöndedir. Alay etmektedirler. Öncelikle kendi alimlerinin durumlarını onlara gösterelim.

Albani gibi saygı gören birisi 400hadisten döndüğünü beyan etmiştir. Bu beyanları da toplanarak bir kitap elde edilmiştir.
Ne yaptığını sanıyor bu adam?
Hadislerin tedvin, tertib, tasnif bütün aşamaları bitmiş bulunmakta. Tekrar hadisleri kontrol etmek ne demektir?
Hangisi yanlış hangisi doğru karar veriyor. Buhari Tirmizi de geçen hadisleri ayıklıyorlar haşa.

Şeyh Usame (İthal şeyh) Zengin bir iş adamı olduğu selefi ulema tarafından da kabul gören birşeydir.
İTHAL ŞEYH… Sonra nasıl olur da sofileri ingilizlere amerikalılara hizmet etmekle suçlayabilirler. Kim böyle birinin dava insanı olduğunu söyleyebilir.
İlk şüphe Bin Ladin’in Brzezinski’den silah talimi alırken ki fotoğrafları. Ladin o zamanlar gençti.
Ayrıca ortada çok daha tuhaf iddialar var bunlar bir bir incelenebilir. Ve başlı başına büyük bir konu teşkil eder.
Oğlunun eşi de başı açık.
11 eylül sahiplenemsi tam bir fiyasko.  Batı da terörist diye lanse edilmemezin yegane sebebi. Bu kime yaramıştır. Müslümanların eline ne geçti ? İslam ve Şeriat korku salmaya indirgenebilir mi?
Bu bir katliamdır.O kadar masum insan öldü. İslami yanı yok. Zira masumların ölümü ve  aşırıya gidenlerin durumuyla ilgili ayet hadislere bakılabilir.

Tam da müslümanlığa ilginin başlandığı bir dönem de oldu.
Bu bahaneyle müslümanların bulunduğu ülkelere girilmesinden bahsetmiyorum bile.

Ebu Qatade ise İngiltere de yaşamaktadır. Tağut devletinin çıplaklığını da görmektedir. Alışverişini de yapmaktadır. Gayet rahattadır. Bu kadar tağuta düşman görünmeye çalışan selefilerin genel durumu ise eğlenerek, tv izleyerek geçmektedir.
Her ne kadar müslümanların genel hali bu ise de biz günahkar olduklarını kabul ederiz ama onlar kafir ilan eder. Fark bu!

İsmailağa’nın gücü
İsmail ağa 400 alim tarafından günümüzün müceddidi seçilmiştir.
İDDEF ile afrika da ki pakistan da ki ilim talebeleri mevcuttur. Ümmetin renkleri adın da LalegülTv’de bu çalışmalar gösterilmektedir.

Tağut yönetim sistemi olan Demokrasi de oy kullanmak.
Cemaatlerin parti yanlılığı başlığı altında şirk işlemekle suçlamak yerinde değildir. Zira Tağutun yiyeceklerini yiyip için, tağutun giyeceklerini giyip, internetini, ürünlerini kullanmak hiç akıl karı değildir.
Oy kullanılmazsa kafirin işine yarar. Müslümanın kullanmaması daha kötüye oy kullanması demektir.
Burada ki insanları irşad etmekle meşgul sofiler. Ayrıyeten cihad de etmektedir. Ancak Selefi taife her sakalıyı kendi gibi selefi sandığı için onlara göre cihadı kendilerinden başka yapan yok.
Cihad eden Sofiler

 

Evliyaullah’ın gücü
Evliyaullah hadis inkarcıları ve günümüz de ki vahhabiler tarafından ilahlık olarak tanıtılır. Halbuki hiçbir müslümanın böyle bir iddiası yoktur.
Bu duyulan saygı neticesindedir. Edeple ilgili hadisler nakledildiğinde gayet iyi anlaşılabilecekken kişilerin •kendi reylerini dinde hükümmüş gibi ortaya atmaları
•Hadisleri usülsüzce kendileri yorumlamaya kalkışmaları ve alakasız hadisleri bile kullanmaları sebebiyle büyük bir yanlışın içine düşülmektedir.

Ayrıca sahih kaynaklar da geçen hadisler de bu şekilde birbirleriyle çeliştiğini düşündükleri için reddedilmektedir. Buna en açık örnek kandillerle ilgili olanlardır. Buhari, Müslim, Tirmizi gibi bir çok sahih kaynakta geçen hadislere zayıf, mevzu, uydurma denerek kenara itilmektedir. Bu dinin yarısına inanmak değilse nedir?
Hadis tarihini hafife almak değil midiri? Ne kadar zor aşamalarla geldi. İmam Buhari kitabına koyacak kadar sağlam buldu da kimin haddine yanlış olduğunu iddia etmek.
Hadisler de geçen mevzu hadis meselesi Peygamber efendimizin  (sallallahu aleyhi ve sellem)in sözü değil demek değildir. Sened zinciri zayıftır fakat lafız olarak sahih olabilir. Bu da Peygamber efendimiz (Salllahu aleyhi ve sellem) hadiste nakledildiği şekilde söylemedi ama böylebir sözü var. Birkaç kanaldan gelmesi hadisin sıhhatine delil olur. Hadis ilmini bilmeyen insanların uydurma olup olmadığına karar vermesi düşünülemez. Bunu anlayabilecek donanıma sahip değildir. Hiç kimse kafasından ayetlere hadislere mana verip uydurma olduğunu iddia edemez. Mezhep ve hadis imamlarının ictihadlarına sarılırız. Buna devam edenler ise hiç kusura bakmasın hadis inkarcısı oluyorlar.

 

EVLİYAULLAH HAKKINDA Kİ HADİSLER

ayet hadissiz bir takım görseller hazırlayıp insanların bilgisizliği sayesinde etki oluşturulabiliyor.

 

 

Diğer bir hadiste: “Evlerinizde namaz kılın, kabirlere çevirmeyin.”

(Muslim (2/187)
Bu hadise kabirler de kuran okunmaz manasına getirebiliyorlar. Merhum kabir de amel işleyemez. Kuran okuyamaz. Kastedilen budur.
(HOŞAFÇI HOCANIN DELİLLERİ KOY)

 

 

 

 

DUA OKUYUP ÜFLEMEYLE İLGİLİ

İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir (İbni Mace)

Peygamber efendimiz üç türlü ilaç kullanırdı. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı.

Kur’an-ı kerimden şifa beklemeyen, şifaya kavuşamaz. [Deylemi]

Fatiha her derde devâdır. [Beyheki]

Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler. [Şir’a]

İbrahim,”hastalığıma ancak O şifa verir” dedi. [Şuara 80]

Kur’an-ı kerim, müminler için şifa ve rahmettir. [İsra 82]

Asıl deva Kur’andır. [İbni Nasr]

 

Tuttular Allah’ın yarattığı ekin ve davarlardan ona hisse ayırdılar ve kendi zanlarınca “Bu Allah’ın, bu da Allah’a ortak koştuğumuz putların” dediler. Ortak koşulan putlar için olanlar Allah tarafına ulaşmaz ama Allah için olanlar putların tarafına ulaşır. Ne kötü hüküm veriyorlar ” (En’am 136)

Demek musrikler putlara tapmiyordu oylemi?

“Biz o putlara, ancak bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (Zümer 3)

hkaf 4- Ey Muhammed, de ki: “Söyleyin bana, Allahtan başka taptıkları­nız, yeryüzünde neyi yarattı Gösterin bana. Yoksa göklerde bir ortaklık­ları mı vardır Eğer sözünüzde samimi iseniz, bu Kur´andan önce bir kitap veya geçmişlerin ilminden bir eser getirin bana.”

 

 

“Ey Muhammed, kavminin, Allaha ortak koşan müşriklerine de ki; “Ey kavim, gösterin bana, Allahı bırakıp da tapmış olduğunuz putlar, yeryüzünde ne yarattı Gösterin bana göreyim. Çünkü benim rabbim. yeryüzünü yoktan var et­ti. Bu, benim için onun tek ilah olduğunu gösteren bir delildir, Sizin, putlarınıza tapmaktaki gerekçeniz nedir Yoksa sizin putlarınızın yedi göklerde Allah ile birlikte ortaklıkları mı vardır Sizler de buna dayanarak mı onlara tapıyorsu­nuz Ben, rabbimin göklerde ve yerde herhangi bîr ortağı olmadığına inanarak sadece ona kulluk ediyorum. Şayet sizler, taptığınız putların, yeryüzünde her­hangi bir şeyi yarattığı veya göklerde Allah ile herhangi bir ortaklıkları bulun­duğu iddialarınızda doğru iseniz, buna dair bana, Kur´andan önce, Alalh katın­dan gönderilmiş bir kitap getirin. Veya eskilerden kalma bir ilim getirin de sizin dediklerinizi doğrulasın. Eğer böyle bir şey getiremiyorsanız, iddialarınızda ba­tıla saplandığınız açıktr. Bundan vazgeçin ve sadece Allaha kulluk edin. [5]

 

Ahkaf 5- Allahı bırakıp da kendilerine kıyamet gününe kadar hiçbir cevap veremeyecek şeylere tapanlardan daha sapık kimdir Halbuki tapındıkları şeyler, onların yalvarmalarından habersizdirler.

 

Allah teala.u bu âyet-i kerimede, kendisini bırakıp da, kıyamet gününde, Allahin, kendilerini konuşturmasına kadar hiçibir cevap veremeyen ağaç, taş ve maden gibi âciz varlıklara tapanları kınamakta ve bunların, akıl ve izanlarının kıt olduğunu beyan etmektedir. Zira bu müşrikler, kendilerinden tamamen ha­bersiz olan bir takım varlıklara boyun eğerler, mallarını ve canlarını onların uğ­runda feda ederler. Bundan daha büyük ahmaklık olur mu [6]

5] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 7/395.

[6] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 7/396.ü

 

 

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını hâlâ putları, birtakım varlıkları) eşit (denk) tutuyorlar. (En’am suresi, 1. ayet )

 

ALLAHÜ tealanın veli kulları o kimselerdir ki, görüldükleri zaman hatıra ALLAHÜ Teala gelir.”gören kimsenin dünyadan başka bir arzusu olmasa bile”, (câmîu`s- Sâgîr)

 

Allah’tan başkasını veli edinenler” âyet’i ;müşrikler içindir. Çünkü müşrikler, putlara taptıkları, putlardan yardım istedikleri gibi; putları evliya-dostlar edinirlerdi.

 

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor (meâlen):

 

وَمَا كَانُوا أَوْلِيَاءَهُ إِنْ أَوْلِيَاؤُهُ إِلا الْمُتَّقُونَ وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لا يَعْلَمُونَ

 

“Onlar, onun velileri değildir. Onun VELILERI sadece müttakilerdir. Fakat onları çoğu bilmezler.”

[el-Enfâl 8/34.]

 

“Sizin VELINIZ ancak Allah, onun peygamberi ve namaz kılan, zekât veren, rükû eden Müminlerdir.” [el-Mâide 5/55]

 

zümer suresi 3. Ayet: …. . O’ndan başka ve­liler edinenler….Kurtubi tefsirinde: Ondan başka veliler edinenler” buyruğunda velilerden kasıt putlardır.

zümer suresi 3. Ayet: …. . O’ndan başka ve­liler edinenler….Ibn Kesir tefsirinde: Onlar kendi kanılarına göre melek şeklini verdikleri PUTLARA yönelerek bu suretlere TAPINMAKTADIRLAR. Bu suretlere tapınmalarını meleklere tapınma derecesinde tutmaktadırlar.

Tarikatın delilleri

 

Rufai Tarikatının kurucusu, Seyyid Ahmed Errufai

1100 lü yıllarda Irak’ta doğuyor.
Silsile Hz.

Muhammed (s.a.v.)

Hz.Ali

Hasan el-Basri

Habib A’cemi

Davud et-Tai

Ma’ruf el- Kerhi

Seriyü’s- Sekati

Cüneyd-i Bağdadi

Ebu Bekir Şibli

Ali el-A’cemi

Ebu Aliyi Ruzbari

Ebu Ali Gulam bin Türkan

Aliyyü’l-Kari el- Vasiti

 

Davud et-Tai

Ma’ruf el- Kerhi  şu iki büyük zatın

filmi var.

Cüneyd bağdadi

Aliyyü’l-Kari

İçlerinde Abdülkadir Geylani de var.

olay şöyle

 

Ahmed er Rufainin şiş ateş kerametine 50 bin hacı şahit

 

Seyyid Ahmed er Rufai Peygambere çok hasret duyuyor ve hacca gidiyor… Hac dönüşü Medineyi ziyaret ediyor.

O sırada arapça olarak;

Ya Rasulallah Irakteyken ruhumu gönderir görüşürdük şimdi cismaniyetle geldim izin verde elini öpeyim

Es selamu aleyke ya ceddi diyor sonra ceddi dedem demek

Peygamber de kabrinden Ve aleykesselam ya veledi diyor Rufai hazretleri vecdden kendinden geçiyor

Eli çıkıyor Rasulallah’ın bunu gören dervişler savaş aletlerini kılıçlarını meşalelerini ne varsa birbirlerine sokuyorlar yakıyorlar

kendinden geçtikleri için

Hiç birisine bir şey olmuyor bunun üzerine Rufai hazretleri diyor ki kafamın üzerine basında geçin Mescidi Nebinin eşiğine yatıyor

Kimisi basıp geçiyor o vecdden kimse ye birşey olmuyor

Sonra dua ediyor Hz.Pir Allahım bu durumu benim tarikatıma mahsus bir burhan kıl

tarikatı aliyyenin kaynaklarını kıssalarını

Bir de Abdülkadir geylani hz. menkıbeleri var cinler onun bakışlarından filan korktuğuyla ilgili.
Tabii zaten bu olay üzerine diyor ki Abdülkadiri Geylani hazretleri

Tabakatı Evliyadan kimse kardeşim Rufainin seviyesine erişemedi

 

EDEP HADİSLER
EVLİYAULLAH HAKKINDA Kİ HADİSLER

ayet hadissiz bir takım görseller hazırlayıp insanların bilgisizliği sayesinde etki oluşturulabiliyor.

 

 

Diğer bir hadiste: “Evlerinizde namaz kılın, kabirlere çevirmeyin.”

(Muslim (2/187)
Bu hadise kabirler de kuran okunmaz manasına getirebiliyorlar. Merhum kabir de amel işleyemez. Kuran okuyamaz. Kastedilen budur.
(HOŞAFÇI HOCANIN DELİLLERİ KOY)

 

DUA OKUYUP ÜFLEMEYLE İLGİLİ

İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir (İbni Mace)

Peygamber efendimiz üç türlü ilaç kullanırdı. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı.

Kur’an-ı kerimden şifa beklemeyen, şifaya kavuşamaz. [Deylemi]

Fatiha her derde devâdır. [Beyheki]

Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler. [Şir’a]

İbrahim,”hastalığıma ancak O şifa verir” dedi. [Şuara 80]

Kur’an-ı kerim, müminler için şifa ve rahmettir. [İsra 82]

Asıl deva Kur’andır. [İbni Nasr]

Tarikat, Rabıta, Tasavvuf
Selamun aleyküm.

Osmanlı padişahları nakşi tarikatına mensuptu. Molla güraniler, Akşemsettinler… Mürşidler Allah’a ulaşılmasını sağlarlar.
Aracılık ederler. Bir vesiledir. Madde dünyası değil, zikir ehline açılır kapılar. Son yüzyılda bunlara şirk, bidat denmeye başlandı.

İnsanlar da makam vardır. İçki içen Müslümanla namaz kılanlar arasında fark olduğu gibi…  İhlassız birinin ettiği dua ile bu zatların ettiği dua bir olmaz. Dua’nın kabul olma şartlarıyla ilgili hadislere bakılabilir. Gece gündüz sıralı ibadet.
Abdülkadir Geylani 40gün yemeden içmeden oruç tutan bir zat.
Eline aldığı taş bile yiyeceklere dönüşüyor…
Nefsini çıldırtmış.
Menkıbelerinde 15saniyeye 15sene sığdırıyor. Allah’ın izni ile keramet göstererek.
Misal İbn-i Arabi gökyüzüne bakarken arşı gören bir zatın gördüklerini nasıl anlatmasını bekleyebilirsiniz.
Genellikle bu gibi meselelerin genişçe izahları vardır. Ancak bunları okumadan medya ve birkaç modern kitap yardımıyla bunlara savaş açmak akıllıca bir iş değildir.
Neden namaz kılarız hiç düşündünüz mü bir çok nedeni var!
Keşif ehli zatlar gerek rüyalarında gerekse maneviyat aleminde kabir ehliyle görüşebilir.

Dinin yarısını inanıp, yarısına inanmıyor musunuz.

Bu tip şeylere vehhabi/selefi zihniyet ilahlık olarak görürler. Bu onların iddia ettiği birşeydir. Ancak Kuran’ı Kerim’in Sebe suresinde tahtı göz açıp kapamaktan daha hızlı getiren bir insan var. Allah bize Kur’an da ilah mı tanıttı?
Kuran da onca mucize var. Evliyaullah’ınkine de keramet deniyor. Allah Kuran da dostlarının olduğunu da ayrıyeten belirtiyor.

Zikir eşliğinde şiş sokmaya sapıklık diyen insanlar çok. Bunun nedeni İslami bilgilerinin çok kısıtlı olmasından yani öğretilmediğinden kaynaklı.
Kafirler de yapabiliyor gibi iddialar da zaten hadisler de yer alıyor. Onlarınkine istidrac deniyor.

 

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.

9-Tevbe Suresi 71 Şimdi sizin açınızdan birbirlerinin sesini duymaması gerekenler nasıl dost olacak bir düşün bakalım
Halid Bağdadi‘nin, Irak‘dan Hindistan‘a yaptığı seyahatle budistlerde ki yogayı getirdiği söylenir.
Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.
Şeyh uçmaz, mürid uçurur.

 

Mevlana, Yunus Emre Muhiddin ibn Arabi

Dağlar ile taşlar ile
Ziredeyim Allah seni
Seherlerde kuşlar ile
Zikredeyim Mevlam seni:

Sordum sarı çiçeğe
Sen beni bilir misin?
Çiçek der derviş baba
Sen Yunus değil misin?

Ve bu da Fars dili ve edebiyatı profesörü Nimet Yıldırım’ın İran Mitolojisi kitabından

 

Bir kimsenin havada uçtuğunu ve deniz üzerinde

yürüdüğünü yahut ağzına ateş koyup yuttuğunu

görseniz, fakat dine uymayan bir iş yapsa, keramet

ehliyim derse de, onu büyücü, yalancı, sapık ve

insanları doğru yoldan saptırıcı biliniz!) [El-Münire

 

Bir hadis hangi anlamda ve manada söylenmiş çok önemli. Zira kafirlere inen nasları Müslümanlar için kullanıyorlar.

Bir hadis kabul ederken onlarcasıyla ihtilafa düşüyorlar. Suudlarla birlikte haşviyye fırkasının tahrif ettiği nüshaları getiriyorlar.
Hadisleri tedvin tasnif tertib aşamaları bitmiştir. Bunlar bitmemiş gibi sahih olup olmadığına karar kılmak kimsenin harcı değildir. Kuranı ve hadisler okunabilir ancak yorumlar içtihad makamında ki müçtehidlerin ve muhaddislere bakılarak konuşulabilir.

Bunlar kafadan fetva sallıyor, dinde hüküm koyuyor. Kimin müşrik olup olmadığına karar veriyor. Haşa dinden çıkarıp dine sokuyor.
Selefiler versiyonlara ayrılmıştır. Tekfircisi, Haricisi, Suudcusu,

tekfir et, katli vacip, namusu helal harici kafası, selefi kafası…

 

 

 

Bunlar Kaderi mutlak nedir bilmiyorlar ki böyle ahmakca sorular soruyorlar.

Her Yetis Gavs diyenin imdadina yetisse o zaman kimsenin basina musibet gelmezdi.

“O insanın önünde ve ardında devamlı olarak nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar”(Rad, 13/11)

Kendilerine sorsunlar bu melekler insanlari korumakla görevli ise niye insanlarin başına kazalar belalar geliyor?

O halde dön kendine sor hepsinden önce Allah’u teala var niye bunlar oluyor.?

NOT

Yüzde biri bile yayında değil, taslak halinde yazıyorum ne yazıkki toparlamam demek aylarca sadece bununla uğraşmam demek ki bu mümkün değil sizcede. Bu yüzden sadece yayında olsun diye  bir kısmını paylaşıyorum eski olmasına rağmen  bakmaya dahi fırsat bulamadığımı belirteyim. Haliyle kalınlaştırma gibi şeylerde yapamıyorum. Okuyuşunuzu artırmak istiyorum fikirlerinizi bana bildirirseniz dikkate alacağım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: