Çocuk Hırsızı Avrupa

Avrupayı cennet göstermeye çalışan “bir güruh” var. Dışa kapalı bir grup. Yeri geldiğince farklı bakış açılarıyla ele aldık.

Ülkeler arasında çıkan gerginliklerde her zaman diğer devletleri savunan partilerden ziyade. Avrupayı medeni gösterme gayreti.
Tarihse bir sıralamayla ilerlersek bile vahim tabloyu görebiliriz. Haberler de “müslüman” olduğu için arkadaşlarından dayak yiyen kız öğrenci olduğunu izlemeniz muhtemel.

 

İsveç ve Norveç gibi yerler, toplumsal refah ve ekonomik yükselişte örnek verilmek istenir ancak büyük bir yanlışlıklıktır.

AB’de güvenlikten sorumlu Avrupa Polis Ofisi (Europol) örgütü, Avrupa’ya gelen 10 bine yakın sığınmacı çocuğun kayıp olduğunu açıkladı.
Avrupa’dan korkunç açıklama.

Bu tür hollanda dahil ülkeler, kendi şehirlerinde mahkumlara otel gibi cezaevi gibi uyuglamalar ile veya bilimsel gelişmelerle , düşük suç oranlarıyla gösterilmek istenir. Aslında her suçu işlemiş olmakla ve suçu önleyebilmeleri düşünülememekle birlikte ve müslümanlar için devlet terörü  estirebilmekte , ikinci sınıf insan muamelesi gösterebilmekte.

Europol Direktörü Brian Donald, Observer gazetesine yaptığı açıklamasında, “10 bin çocuğu arıyoruz. Suç örgütleri tarafından kullanılma ihtimalleri var. Ayrıca bazılarının aileleri bulunabilir. Ancak şu anda nerede ve kimlerle olduklarını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Donald, İtalya’da 5 bine yakın çocuğun, İsveç’te ise yaklaşık bin çocuğun kaybolduğunu bildirdi.
Yetkililer kayıp çocukların insan kaçakçıları tarafından kaçırılmış olmasından endişe ediyor.

Çocukları erken yaşta alıkoyup asimile etme gayereti içerisindeler. Müslüman olarak hayata devam etmelerinden korkuluyor. Ailelerinden alıkonulmalarının temel nedenlerinden biri de bu.

AVUSTURYA’DA MÜLTECİ OLMAK ESARETTİR
Mülteci kabulünde en ağır şartları koşan ülkelerin başında Avusturya geliyor. Kabul ettiği çok az sayıda mülteci ise esir kamplarını aratmayan şartlarda yaşamaya mecbur bırakılıyor. Bu nedenle de pek çok mülteci buraya gelmek istemiyor. Buna rağmen sığınan çocuk mülteciler Avusturya’da sürekli kayboluyor.

Avrupa ülkelerine sığınan pek çok göçmen çocuğun kaybolduğu ortaya çıktı. Geçtiğimiz ay, İsveç’te bin dört yüz çocuğun kaçırılmasının ardından batıdaki çocuk hırsızlıkları yeni bir tartışma başlattı. İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Örgütlerinin raporlarına göre, çocuk kaybolması diye bir hadise yok. Kaybolduğu ileri sürülen çocuklar, suç örgütleri ve kiliseler tarafından kaçırılıyor.

İki yıldır çocuklarının kendilerine gösterilmemesinden yakınan C. çifti, ‘Tecavüz edenler İsveçli olduğu için dava bile açılmıyor. Bu ne biçim demokrasi, bu nasıl insan hakları, İsveç’te yaşadıklarımıza inanamıyoruz’ diye feryat etti. Çocuklarını geri almak için açılan mahkemede, kendilerini kimsenin dinlemediğini kaydeden Ahmet ve Ayşe C, şunları söyledi:‘Sesimizi İsveçli yetkililerin duymasını ve çocuklarımızın yeniden bize verilmesini bekliyoruz. Eğer çözüm bulamazsak, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne başvuracağız. İsveç’e geldiğimize çok pişmanız. İki yıldır içimiz kan ağlıyor. Sabahlara kadar ağlıyoruz. İsveç’te aile olarak devlet terörü ile karşı karşıyayız.’

İSVEÇ 2000 ÇOCUK YEDİ
Genel olarak Avrupa Birliği ülkeleri bir çok skandala imza atmıştır yer yer bunları dile getireceğiz. Yeri geldiğince çelişkili konuşmaları, ikiyüzlülük örneği tutumları.
İlk örneğimiz Almanya. Alman basını 2016’dan bu yana Türk düşmanlığıyla oy kazanmayı amaçlamasıyla biliniyor.
Beraberinde Hollanda da bolca skandal olay yaşanmaktaydı.
Türkler’e atlı köpekli müdehale gibi.

Kendi yaptığına muadil bir polis eylem, onlar yaptığında adalet oluyor, Türkiye yaptığında yaygara çıkarıp, diktatörlük, demokratik olmayan eylemler şeklinde kamu oyu algısı oluşturmaya çalışıyorlar.

Almanya da Türkler insan dışı müdehaller ve terör örgütlerine yardım yataklık ve her türlü kampanyayı birlikte yürttükleri de biliniyor.

ALMANYA’DA HER GÜN 250 ÇOCUK KAYBOLUYOR
Alman polisinin verilerine göre, her gün yaklaşık 250 çocuk kayboluyor. Bu sayılara göçmen çocukları dâhil değil. Halk kaybolan çocukların bulunması konusunda, polisin üzerine düşeni yeterince yapmadığından şikâyet ediyor. Kayıp çocuklar arasında, 20 yılı aşkın süredir bulunamayan çocuklar olduğunu belirten yetkililer, kayıp çocukların genellikle 14 yaşın altında olduğunu belirtiyor.
KAÇIRILAN ÇOCUKLARIN BAŞINA NELER GELİYOR?
⦁ Kaçırılan veya el konulan çocukların başına gelmedik kalmıyor. İşte onlardan bazıları:
⦁ Çocuklar kilise okullarında misyoner olarak yetiştiriliyor.
⦁ Gizli örgütler alıp, özel ajan olarak yetiştiriyor.
⦁ Satanist ve mason örgütleri alıp, ayinlerinde kurban yapıyor.
⦁ Büyücüler büyü seanslarında işkence ile öldürüyor.
⦁ Sağlıklı olanların organları alınıp, organ yetmezliği yaşayan zenginlere satılıyor.
⦁ Zenginlerin tecavüz etmesi için satılıyor.
⦁ Ayinlerde toplu tecavüzlere maruz kalıyorlar.
⦁ Genelevlerine satılıyorlar.
⦁ Laboratuarlarda üzerlerinde deneyler yapılıyor.
⦁ İlaç kobayı olarak kullanılıyorlar.
⦁ Zenginlerin evinde hizmetçilik yapıyorlar.
⦁ Riskli ve yasak işlerde çalıştırılıyorlar.
⦁ Dilencilik yaptırılıyorlar.
⦁ Uyuşturucu kaçakçılığı ve satıcılığında kullanılıyorlar.
⦁ Evlatlık olarak alınıyorlar.
⦁ Asya ülkelerinde toplu tecavüzhânelerde tecavüz edilip, organ nakli için çocuk doğurmaları sağlanıyor.
⦁ Ucuz iş gücü olarak kullanılıyorlar.
⦁ Asker olarak kullanılıyorlar.

ALMANYA MÜSLÜMAN ÇOCUKLARDAN NEFRET EDİYOR

Alman kanunlarına göre, devlet çeşitli gerekçelerle çocukları ailelerinden alabiliyor. Aileden alınan çocuğun ailesi ile irtibatının koparılmaması ve anne babanın inancına uygun yetiştirilmesi gerekiyor. Buna rağmen, Almanya Gençlik Dairesi’nin hiçbir kanuna riayet etmediği ortaya çıktı. Her yıl ortalama 40 bin çocuğa el koyan Almanya’da özellikle Müslüman ailelerden alınan çocuklar kilise yurtlarına yerleştirilip aileden gizleniyor.

FRANSA’NIN SÖMÜRÜ, SOYKIRIM VE KATLİAM TARİHİ
Her fırsatta ve her uluslararası platformda insan hakları ve özgürlüklerden dem vuran ve insan haklarını “icat ettiğiyle” övünen Fransa, bugün neredeyse hepsi açlıkla mücadele etmekte olan Fildişi Sahili, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Senegal’in de aralarında bulunduğu 10 dan fazla Afrika ülkesinde hala aktif olarak sömürüye devam ediyor.
Fransanın sömürdüğü bu Afrika ülkelerinden yıllık geliri 500 milyar doları buluyor.
Geçmişte Fransa’nın, Orta Afrika, Cezayir, Fas, Tunus, Gabon, Gine, Kamerun, Yeni Kaledonya, Madagaskar, Komor, Haiti, Senegal, Mali, Fil Dişi Sahili,Gana, Benin, Ruanda, Laos gibi ülkelere büyük acılar yaşattığı belgelerle kayıtlı.
Sadece Cezayir’de 1 milyonu aşkın insan öldürdü ve askerleri binlerce Cezayirli kadına tecavüz edip katletti.

 

Kaynaklar:

http://gidahareketi.org/Cocuklari-Boyle-Caliyorlar-2046-haberi.aspx
https://www.isvecgundemi.com/gundem/isvec-te-cocuklari-elinden-alinan-ailenin-goruntuleri-yurekleri-sizlatti-h10398.html
http://www.hurriyet.com.tr/isvec-te-korumaya-alinan-turk-kiza-tecavuz-240034
https://www.evrensel.net/haber/338078/isvecte-her-5-kadindan-4u-tacize-ugruyor

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: